Derealizasyon Nedir
Derealizasyon nedir, neden olur? Dünyanın rüya gibi, yabancı gelme hissinin belirtileri ve bu durumdan kurtulmak için en etkili baş etme ve tedavi yöntemlerini öğrenin.
Derealizasyon Nedir? Dünyanın Size Yabancı Gelmesi
Etrafa baktığında her şeyin bir film sahnesi gibi, rüya gibi ya da sanki bir camın arkasından izliyormuşsunuz gibi gelmesi... İşte bu hissin adı derealizasyondur. Kelime anlamı olarak "gerçeklikten kopma" demektir. Derealizasyon ne demek sorusunun cevabı, çevrenizdeki dünyanın ve insanların gerçekliğini sorgulamanızdır.
Bu, beyin kaygıyla başa çıkmak için kurduğu otomatik bir savunma mekanizmasıdır. Beyin, aşırı yüklenince fişi çeker. Korkutucudur, ancak bilincinizin yerinde olduğunu gösterir; sadece algınız geçici olarak bozulmuştur. Bu derealizasyon bozukluğu tanısı alsa da, çoğunlukla bir kaygı bozukluğunun belirtisidir.
Derealizasyon Belirtileri: Sisli Bir Dünya
Derealizasyon belirtileri genellikle görsel algılamada bozulmalar içerir. En yaygın derealizasyon yaşayanların anlattıkları şunlardır: Çevre bulanık, sisli veya puslu görünür. Objeler 2 boyutlu, düz ve cansızmış gibi algılanır. Sanki zamanda yavaşlama ya da hızlanma yaşanır.
Yakın ve tanıdık yerler (eviniz, odanız) bile yabancı ve ürkütücü gelir. Renkler soluklaşır veya tam tersi, aşırı parlaklaşır. Kişi, hissettiklerinin gerçek olmadığını bilmesine rağmen, o hissin pençesinden kurtulamaz.
Depersonalizasyon ve Derealizasyon Farkı
Bu iki durum sıkça karıştırılır ve genellikle bir arada görülür. Derealizasyon ve depersonalizasyon farkı şudur: Derealizasyon (DR), çevrenin gerçek dışı gelmesidir (Dünya yabancı). Depersonalizasyon (DP) ise kişinin kendi bedenine ve düşüncelerine yabancılaşmasıdır (Ben yabancıyım).
Depersonalizasyon yaşayanlar kendilerini bir robot gibi hisseder, bedenlerinin kendilerine ait olmadığını düşünürler. Her iki durum da genellikle yoğun anksiyete, panik ataklar veya travma sonrası ortaya çıkar.
Derealizasyon Neden Olur? Beynin Savunma Mekanizması
Derealizasyon neden olur sorusunun temel cevabı aşırı strestir. Beyin, yoğun kaygı, panik ataklar veya duygusal travmalarla başa çıkabilmek için kendini kapatır. Bu bir "otomatik pilot" moduna geçmektir.
Vücut çok fazla kortizol (stres hormonu) salgıladığında, beynin duygusal ve algısal merkezleri bozulur. Uzun süreli uykusuzluk, yoğun kafein veya alkol kullanımı da bu hassas dengeyi bozarak derealizasyonu tetikleyebilir.
Derealizasyon Nasıl Geçer? Baş Etme Teknikleri
Derealizasyon nasıl geçer? Bu durumla başa çıkmanın ilk kuralı, ondan korkmamaktır. Korku, panik atağı ve dolayısıyla derealizasyonu besler. O hissi kabul edin: "Bu sadece kaygının bir belirtisi, geçici ve bana zarar vermeyecek."
"Topraklama" (Grounding) tekniklerini kullanın: 5-4-3-2-1 kuralı. Çevrenizden 5 şey gör, 4 şey dokun, 3 şey duy, 2 şey kokla, 1 şey tat. Bu, zihninizi şimdiki ana geri getirir.
Derealizasyon Tedavisi ve Terapiler
Derealizasyon genellikle altında yatan anksiyete, panik bozukluk veya travma tedavi edildiğinde kendiliğinden geçer. Derealizasyon tedavisi için en etkili yaklaşım Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR Terapisidir.
BDT, kişinin bu belirtilere verdiği felaketleştirici tepkileri (deliriyorum, kontrolümü kaybediyorum) değiştirmeye odaklanır. Travma kaynaklı ise, EMDR ile travmatik anının işlenmesi sağlanır.
Derealizasyon İlaçları ve Antidepresan Etkisi
Doğrudan derealizasyon ilaçları yerine, altta yatan kaygı bozukluğunu veya depresyonu hedef alan ilaçlar kullanılır. Antidepresanlar (özellikle SSRI'lar) ve anksiyolitikler bu süreçte etkili olabilir.
Ancak, bazı kişiler antidepresan derealizasyon yapar şikayetiyle karşılaşır. Bu ya ilacın yan etkisidir ya da vücut kimyasallarının ilaca verdiği geçici bir tepkidir. Bu durumda mutlaka doktorunuzla konuşarak ilaç değişimi yapılmalıdır.
Kurtulmak Mümkün: Yaşayanların Tecrübeleri
Pek çok kişi derealizasyon kurtuldum diyerek yaşadığı tecrübeleri anlatmaktadır. Başarılı olanların ortak noktası, bu hissiyatla savaşmayı bırakmaları ve hayatlarına devam etmeleridir. Beyin, bu durumun tehlikeli olmadığını anladığında, savunma mekanizmasını yavaşça kapatır.
Korkuya teslim olmamak ve belirti ne kadar yoğun olursa olsun günlük rutinlere devam etmek, iyileşme sürecinin anahtarıdır.
Yaşam Tarzı Değişikliklerinin Rolü
Stresi azaltmak, derealizasyonun tekrarlamasını önlemede kritiktir. Meditasyon, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve dengeli beslenme sinir sistemini güçlendirir.
Özellikle uykusuzluk ve kötü beslenme, sinir sistemini zayıflatır ve DR ataklarına karşı vücudu daha savunmasız hale getirir.
Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?
Eğer derealizasyon hissi haftalarca sürüyorsa, günlük işlevlerinizi (iş, okul, sosyal hayat) bozuyorsa ve intihar düşünceleri eşlik ediyorsa, hemen bir ruh sağlığı uzmanına (psikiyatrist/klinik psikolog) başvurmalısınız. Bu, yardım almanın ve iyileşme yolculuğuna başlamanın zamanıdır.
Kaynakça:
Hunter, E. C. M., et al. (2004). Depersonalization and derealization: a systematic literature review.
Sierra, M., & Berrios, G. E. (2000). The relationship between depersonalization and anxiety.