Kumar Bağımlılığı Nedir
Kumar oynama davranışı, dünyanın hemen her toplumunda gözlemlenen evrensel bir olgudur. Kumar biyolojik psikolojik sosyal ve kültürel bir hastalıktır
Kumarın Evrenselliği ve Yaygınlığı
Kumar oynama davranışı, dünyanın hemen her toplumunda gözlemlenen evrensel bir olgudur. Yapılan araştırmalar, yetişkin nüfusun yaklaşık %3 ila %5,3’ünün kumar alışkanlığı nedeniyle yaşamında çeşitli sorunlar yaşadığını göstermektedir. Bu davranışın ortaya çıkmasında birçok etken rol oynasa da, belirli kişilik özelliklerinin kumar eğilimi üzerindeki etkisi oldukça belirgindir. Özellikle heyecan arayışı, dürtüsellik ve antisosyal kişilik özellikleri, kumar oynayan bireylerde sıkça karşılaşılan örüntülerdir.
Genetik ve Kalıtsal Faktörlerin Rolü
Kumar davranışını etkileyen bir diğer önemli unsur ise genetik ve kalıtsal faktörlerdir. Bilimsel çalışmalar, özellikle patolojik kumar bağımlılığında genetik etmenlerin önemli bir payı olduğunu ortaya koymuştur. Kumar bağımlısı bireylerin birinci derece akrabalarında benzer davranışların görülme olasılığının daha yüksek olması, bu durumu destekler niteliktedir. Ancak genetik faktör tek başına yeterli bir kanıt oluşturmaz.
Kumarın Anlamı: Bağımlının Bakış Açısı
Peki, bir kumar bağımlısı için “kumar” ne anlama gelir? Kumar oynamayan bireylerle karşılaştırıldığında, kumar bağımlıları bu eyleme farklı anlamlar yüklerler. Bu farkı anlayabilmek için, olaya bağımlı bireylerin bakış açısından yaklaşmak gerekir. Bu sayede onların davranışlarını daha empatik biçimde değerlendirmek mümkün olur. Günümüzde masa oyunları, at yarışları, spor bahisleri, iskambil, piyango, borsa işlemleri gibi pek çok kumar türü bulunmaktadır. Teknolojinin gelişimiyle birlikte dijital platformlarda oynanan yeni kumar biçimleri de her geçen gün artmaktadır.
Şans Kavramı ve Bilişsel Çarpıtmalar
Kumar bağımlılarının davranışlarını anlamak açısından üzerinde en çok durulması gereken kavram “şans”tır. Türk Dil Kurumu’na göre şans; mantıkla açıklanamayan, rastlantısal olayların nedeni olan güç ya da bir kişinin bilgi ve emeğinden çok, tesadüf sonucu elde ettiği elverişli durumdur. Bu tanımdan yola çıkarak, şans kavramının iki temel özelliği olduğu söylenebilir: öngörülemez ve kontrol edilemez olması.
Ancak kumar bağımlıları genellikle bu iki özelliğe ters düşen inanç ve davranışlar sergilerler. Onlar için şans, yönlendirilebilen bir unsurdur. Örneğin, masa oyununda yerini değiştirmenin “şansı döndüreceğini” düşünen ya da kazandıktan sonra kurpiyere bahşiş vererek bir sonraki elde de kazanacağına inanan bireyler buna örnektir. Benzer şekilde, bahis oynarken kaybettiği bir bayi yerine başka bir bayiye gitmeyi “şans getirecek” bir hamle olarak gören kişiler de vardır. Tüm bu davranışlar, şansın doğası gereği kontrol edilemez olduğuna ters düşmektedir.
Ayrıca “Bu maç kesin”, “bugün benim günüm” gibi ifadeler, bireylerin şansın tahmin edilebilir olduğuna dair yanlış bir inanç geliştirmesine yol açar. Bu durum, farkında olmadan kendi kendilerine bilişsel bir tuzak kurmalarına neden olur.
Farkındalık ve Davranış Değişimi
Kumar bağımlılarının şans algısının farkına varmalarını sağlamak, bu yanlış bilişsel şemaları değiştirmek açısından büyük önem taşır. Onlara şansın gerçek tanımı anlatılmalı, şansa yükledikleri anlamların ne kadar yanıltıcı olduğu gösterilmelidir. Bu farkındalığın kazandırılması, kumar davranışını sürdüren en önemli unsurlardan birinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Böylece, bireylerin kontrol yanılsamasına dayalı kumar döngüsünden çıkmaları mümkün hale gelir.