Mevsimsel Duygu Durum Değişikliği

Mevsimsel Duygu Durum Değişikliği

Mevsimsel geçişlerde psikolojik duygudurum değişiklikleri, hem biyolojik hem çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan karmaşık bir süreçtir.

1. Biyolojik Temeller

a. Işık ve Sirkadiyen Ritim:
Gün ışığı süresinin azalması, melatonin ve serotonin hormonlarının dengesini değiştirir.

  • Melatonin: Uyku-uyanıklık döngüsünü düzenler. Günlerin kısalmasıyla melatonin üretimi artar, bu da uyku isteği ve enerji düşüklüğü yaratır.

  • Serotonin: Mutluluk ve motivasyonla ilişkili nörotransmitterdir. Güneş ışığı azaldığında serotonin sentezi azalır, bu da depresif belirtileri tetikleyebilir.

b. D Vitamini Eksikliği:
Kış aylarında azalan güneş ışığı, D vitamini üretimini düşürür. D vitamini, serotonin üretimiyle yakından ilişkilidir; bu nedenle eksikliği depresif belirtileri artırabilir.

2.Psikolojik ve Duygusal Etkiler

a. Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (SAD):
DSM-5’te “majör depresif bozukluğun mevsimsel örüntülü türü” olarak sınıflanır.
Belirtileri şunlardır:

  • Enerji kaybı

  • Uyku süresinde artış

  • Aşırı karbonhidrat isteği ve kilo artışı

  • Sosyal çekilme

  • Üzgün veya umutsuz ruh hali

SAD en sık sonbahar ve kış aylarında görülür, ancak bazı kişilerde ilkbahar ve yaz aylarında da tersine bir biçimde ortaya çıkabilir (hipomani, sinirlilik, uykusuzluk vb.).

b. Duygusal Dalgalanmalar (Subklinik Değişkenlik):
Herkes SAD yaşamaz, ancak çoğu birey mevsimsel geçişlerde “hafif duygudurum dalgalanmaları” yaşar.
Bu durum, vücudun yeni çevresel koşullara (ısı, ışık, sosyal tempo) uyum sağlamasından kaynaklanır.

3. Çevresel ve Sosyal Faktörler

  • Soğuk hava ve dış mekân aktivitelerinin azalması, sosyal izolasyonu artırabilir.

  • Okul/iş yoğunluğunun artması veya tatil sonrası döneme geçiş, stres düzeyini yükseltebilir.

  • Toplumsal ritim (örneğin günlerin kısalmasıyla erken kararan hava) bireyde zaman algısını etkileyerek motivasyonu düşürebilir.

  • İnsanın biyolojik sosyal ve kültürel bir varlık olduğunu düşünecek olursak sosyal tarafı bu döngünün mutlaka içinde tutmalıyız

4. Bilimsel Müdahale ve Önleme Yöntemleri

  • Işık terapisi (fototerapi): Özellikle sabah saatlerinde yapay güneş ışığına maruz kalmak, serotonin üretimini artırır.

  • Düzenli egzersiz: Endorfin düzeyini yükselterek ruh halini dengeler.

  • D Vitamini takviyesi: Eksiklik varsa psikiyatrik belirtilerin şiddetini azaltabilir.

  • Psikoterapi: Özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT), olumsuz düşünce örüntülerini değiştirmede etkilidir.

  • Düzenli uyku ve açık havada zaman geçirme: Sirkadiyen ritmi stabilize eder.

5- Ayırıcı faktörler

Elbette yukarıda belirtilen başlıkla mevsimsel duygu durum değişiklikleri ile birebir ilgili olmakla beraber yaşanan bu duygudurumunun şiddeti ve süresi çok önemlidir. Mevsimsel geçişlerde yaşanan duygudurum hepimizin yaşayabileceği bir süreçtir.  Bu süreçte yaşanan durum iyi analiz edilmeli  ve mevsimsel geçiş tamamlanmasına rağmen kendiliğinden bir iyileşme gözlemlenmiyorsa mutlaka biz uzmandan destek alınmalıdır. 

Kaynakça:

Rosenthal et al. (1984): SAD kavramını tanımlayan ilk çalışma; ışığın ruh hali üzerindeki belirleyici rolünü göstermiştir.

Lam & Levitan (2000): SAD tedavisinde ışık terapisinin antidepresanlara yakın etki gücüne sahip olduğunu göstermiştir.

Partonen & Lönnqvist (1998): Düşük melatonin düzeylerinin mevsimsel depresyonun biyokimyasal temellerinden biri olduğunu kanıtlamıştır.

Wirz-Justice (2006): Mevsimsel değişimlerin biyolojik saat (sirkadiyen) üzerindeki etkilerini detaylandırmıştır.
Etiketler
Mevsimsel Duygu DurumSerotoninDopamin
Online Terapi

Bu konu ile ilgili uzman terapistlerimizle hemen görüşebilirsiniz.

Terapistinle Tanış