Mizofoni: Ses Duyarlılığı Bozukluğu

Mizofoni: Ses Duyarlılığı Bozukluğu

Ağız Şapırdatma, Diş Fırçalama, Horlama, Nefes Alma, Sakız Çiğneme Gibi Seslere Aşırı Mı Rahatsız Oluyorsun? Psikoloji Literatüründe Yer Alan Bozukluk.

Mizofoni Nedir?

Mizofoni, bireyin belirli seslere karşı olağan dışı bir duygusal tepki vermesiyle tanımlanan bir ses hassasiyeti bozukluğudur. Genellikle çiğneme, yutkunma, nefes alma, kalem tıklatma gibi sıradan sesler bu durumu tetikler. Kişi bu seslere maruz kaldığında öfke, tiksinti ya da yoğun stres yaşayabilir.

Mizofoni hâlen psikiyatri literatüründe tartışmalı bir konudur. Ancak modern nöropsikoloji bu durumu duyusal işlemleme farklılığı olarak değerlendirmektedir.

Belirtileri ve Tepkiler

Mizofonisi olan bireyler spesifik sesleri duyduklarında huzursuzluk, öfke, mide bulantısı, kas gerginliği ve kaçma isteği gibi fiziksel ve duygusal tepkiler verirler. Bu tepkiler genellikle istemsizdir ve kişinin günlük yaşantısını olumsuz etkiler.

Özellikle sosyal ortamlarda tetikleyici seslerden kaçınmak isteyen bireyler, yalnızlaşabilir ve sosyal anksiyete geliştirebilir.

Mizofoniye Neden Olan Sesler

Mizofoni tetikleyicileri kişiden kişiye değişse de bazı sesler yaygın olarak bildirilmiştir: ağız şapırdatma, diş gıcırdatma, burun çekme, kalem tıklatma, parmak çıtlatma, saat sesi, bilgisayar fanı ve hatta fısıltılar bile bazı bireylerde mizofoniyi tetikleyebilir.

Genellikle bu sesler, tekrar eden, ritmik ve istemsiz seslerdir.

Ayırt Edici Özellikler

Mizofoni, hiperakuzi (yüksek sese hassasiyet) ya da fonofobi (ses korkusu) ile karıştırılmamalıdır. Mizofonide sorun sesin yüksekliği değil, anlamı ya da kaynağıdır. Ayrıca mizofoni duyusal bir hassasiyet değil, duygusal bir tepkiyle karakterizedir.

Bu farkın anlaşılması tanı ve tedavi süreci açısından çok önemlidir.

Nedenleri ve Bilimsel Görüşler

Mizofoninin kökeni kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bazı araştırmalarda beynin işitsel korteksi ile amigdala arasında anormal bağlantılar olduğu tespit edilmiştir. Bu da seslerin doğrudan duygusal merkezleri tetiklemesine neden olabilir.

Ayrıca mizofoni ile birlikte anksiyete, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ve otizm spektrum bozuklukları da görülebilir.

Kimlerde Görülür?

Mizofoni genellikle ergenlik döneminde başlar ve kadınlarda daha sık görülür. Ailede benzer ses hassasiyeti olan bireylerin bulunması genetik yatkınlığı düşündürmektedir. Ayrıca yoğun stres altında yaşayan bireylerde mizofoni daha sık rapor edilmektedir.

Her yaştan bireyde görülse de çoğu kişi belirtilerini bastırmaya çalıştığı için geç tanı alır.

Tanı Süreci

Mizofoni için henüz uluslararası kabul görmüş bir tanı kriteri bulunmamaktadır. Ancak bazı uzmanlar değerlendirme ölçekleri ve semptom sorgulamalarıyla tanıya ulaşmaktadır. Özellikle sesle ilgili duygusal reaksiyonların şiddeti ve sıklığı, tanı sürecinde belirleyicidir.

Tanının konulabilmesi için kapsamlı bir psikiyatrik ve nörolojik değerlendirme önerilir.

Tedavi Seçenekleri

En yaygın tedavi yaklaşımı bilişsel davranışçı terapidir (BDT). Bu terapide kişi seslere karşı verdiği otomatik tepkileri fark eder, yeniden yapılandırma yolları öğrenir. Bazı vakalarda maruz bırakma terapisi ya da duyarsızlaştırma teknikleri de uygulanabilir.

Destekleyici olarak yoga, meditasyon, nefes çalışmaları ve gürültü engelleyici kulaklık kullanımı da fayda sağlayabilir.

Mizofoni ile Yaşamak

Mizofoniye sahip bireylerin yaşam kalitesi zamanla ciddi biçimde etkilenebilir. Sosyal izolasyon, iş performansında düşüş ve aile içi gerginlik yaygındır. Bu nedenle kişinin hem kendisinin farkındalığını artırması hem de çevresinin bilinçlenmesi önemlidir.

Farkındalık çalışmaları ve destek grupları, bu süreçte bireylere büyük destek sağlayabilir.

Toplumsal Farkındalık ve Destek

Mizofoni henüz toplum genelinde yeterince bilinmeyen bir durumdur. Oysa ki sessizce mücadele eden pek çok birey vardır. Eğitim kurumları, iş yerleri ve sağlık hizmetleri bu konuda farkındalık çalışmaları yapmalı ve destek mekanizmaları oluşturmalıdır.

Empati, mizofoniye sahip bireyler için en değerli destektir.

Kaynakça:

Jastreboff, P. J., & Jastreboff, M. M. (2001). Components of decreased sound tolerance: Hyperacusis, misophonia, phonophobia. ITHS News Letter, 2, 5-7.

Schroder, A., Vulink, N., & Denys, D. (2013). Misophonia: Diagnostic criteria for a new psychiatric disorder. PLOS ONE, 8(1), e54706.

Etiketler
sese hassasiyetduyarlılıkrahatsızlıksesaşırı tepki
Online Terapi

Bu konu ile ilgili uzman terapistlerimizle hemen görüşebilirsiniz.

Terapistinle Tanış