Uyku Hastalığı Nedir?

Uyku Hastalığı Nedir?

Uyku hastalığı türleri, belirtileri ve tedavi yöntemlerini öğrenin. Uyku bozuklukları nelerdir, uyku apnesi, narkolepsi ve diğer uyku hastalıkları hakkında bilgi alın.

Uyku Hastalığı Nedir? Genel Bakış

Uyku hastalığı, uykunun zamanlamasını, kalitesini veya süresini etkileyen ve gündüz işlevselliğinde bozulmaya neden olan tıbbi durumları ifade eder. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre uyku bozuklukları 80'den fazla farklı türde sınıflandırılır ve dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30-40'ı hayatlarının bir döneminde ciddi uyku problemi yaşar. Uyku hastalıkları sadece gece yaşanan problemler değildir; gün içi aşırı uykululuk, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, ruh hali değişiklikleri ve ciddi sağlık komplikasyonlarına yol açar. Modern yaşam tarzı, stres, teknoloji kullanımı ve çevresel faktörler uyku bozukluklarının prevalansını artırmıştır.

Uyku bozuklukları altı ana kategoride sınıflandırılır: insomnia (uykusuzluk), uyku ile ilişkili solunum bozuklukları (uyku apnesi), merkezi hipersomnolans bozuklukları (narkolepsi), sirkadyen ritim uyku-uyanıklık bozuklukları, parasomniler (uyurgezerlik, kabus) ve uyku ile ilişkili hareket bozuklukları (huzursuz bacak sendromu). Her kategori farklı belirtiler, nedenler ve tedavi yaklaşımları içerir. Uyku hastalıkları tedavi edilmediğinde kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, obezite, depresyon, anksiyete ve hatta erken ölüm riskini artırır. Erken tanı ve uygun tedavi ile çoğu uyku bozukluğu başarıyla yönetilebilir ve yaşam kalitesi önemli ölçüde iyileştirilebilir.

Uyku Apnesi: En Yaygın Uyku Hastalığı

Uyku apnesi, uyku sırasında solunum yolunun tıkanması veya beyin sinyallerindeki problemler nedeniyle nefes alımının tekrar tekrar durması durumudur. En yaygın tipi obstrüktif uyku apnesidir (OSA) ve yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 5-10'unu etkiler. Uyku sırasında boğaz kasları gevşer, dil ve yumuşak damak geriye düşer, havayolu tıkanır. Nefes 10 saniyeden uzun durur (apne) veya önemli ölçüde azalır (hipopne). Kan oksijen seviyesi düşer, beyin uyarılır ve kişi kısa süreliğine uyanır. Bu döngü gece boyunca onlarca hatta yüzlerce kez tekrarlanır.

Uyku apnesi belirtileri arasında yüksek sesle horlama (genellikle uyku partneri tarafından fark edilir), nefes durmaları, boğulma veya nefes kesilme hissiyle uyanma, sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı, gün içi aşırı uykululuk, konsantrasyon problemleri, irritabilite ve depresif duygulanım yer alır. Risk faktörleri arasında obezite (en önemli faktör), geniş boyun çevresi, erkek cinsiyet, ileri yaş, aile öyküsü, küçük çene yapısı, büyük bademcikler, burun tıkanıklığı, alkol ve sigara kullanımı bulunur. Tedavi edilmeyen uyku apnesi hipertansiyon, kalp hastalığı, inme, diyabet ve trafik kazası riskini ciddi şekilde artırır. Altın standart tedavi CPAP (Continuous Positive Airway Pressure) cihazıdır. Maske aracılığıyla sürekli basınçlı hava verilir ve havayolu açık tutulur.

Narkolepsi: Gün İçi Aşırı Uyku Hastalığı

Narkolepsi, kişinin gün içinde kontrol edilemeyen ani uyku nöbetleri yaşadığı kronik bir nörolojik uyku bozukluğudur. Beyindeki hipokretin (oreksin) nöronlarının kaybı veya eksikliği nedeniyle uyku-uyanıklık döngüsü düzenleme bozulur. Nadir bir hastalıktır, yaklaşık 2000-3000 kişide 1 görülür. Genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde (15-25 yaş) başlar ancak herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. İki tipi vardır: Tip 1 narkolepsi (katapleksi ile) ve Tip 2 narkolepsi (katapleksi olmadan). Tedavi edilmediğinde akademik başarı, iş performansı ve sosyal yaşam ciddi şekilde etkilenir.

Narkolepsi belirtileri dört temel semptomu içerir. Gün içi aşırı uykululuk en belirgin belirtidir; kişi herhangi bir anda, herhangi bir aktivite sırasında (konuşurken, yemek yerken, araba kullanırken) aniden uykuya dalabilir. Uyku atakları 10-20 dakika sürer ve kişi dinlenmiş hissederek uyanır ancak birkaç saat sonra tekrar uyku gelir. Katapleksi güçlü duygular (kahkaha, heyecan, şaşırma, öfke) sonrası ani kas kontrolü kaybıdır. Dizler bükülür, çene düşer, baş öne eğilir veya tamamen yere yıkılma olur. Bilinç açıktır ancak hareket edemez. Uyku felci uykuya dalarken veya uyanırken geçici olarak hareket edememe durumudur, korkunç olabilir. Hipnagojik halüsinasyonlar uykuya dalarken veya uyanırken yaşanan canlı, bazen korkutucu görsel veya işitsel halüsinasyonlardır. Tedavide uyarıcı ilaçlar (modafinil, metilfenidat), sodyum oksibat ve düzenli gündüz şekerlemeleri kullanılır.

Huzursuz Bacak Sendromu: Uyku Hareket Bozukluğu

Huzursuz bacak sendromu (RLS - Restless Legs Syndrome) bacaklarda rahatsız edici hisler ve hareket etme ihtiyacı ile karakterize edilen nörolojik bir bozukluktur. Özellikle akşam ve gece saatlerinde, dinlenme veya oturma sırasında belirtiler artar. Bacaklarda karıncalanma, batma, çekme, sürünme, yanma veya kaşınma hissi yaşanır. Tek çözüm bacakları hareket ettirmek, yürümek veya germektir. Hareket geçici rahatlama sağlar ancak durduğunuzda semptomlar geri döner. Bu durum uykuya dalmayı ciddi şekilde zorlaştırır ve sık gece uyanmalarına neden olur. Yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 5-10'unu etkiler.

RLS nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte beyin dopamin sistemindeki bozukluklar ve demir eksikliği rol oynar. Genetik faktörler önemlidir; hastaların yaklaşık yüzde 50'sinde aile öyküsü vardır. Hamilelik, böbrek yetmezliği, diyabet, Parkinson hastalığı, demir eksikliği anemisi risk faktörleridir. Bazı ilaçlar (antidepresanlar, antihistaminikler) RLS'yi tetikleyebilir veya kötüleştirebilir. Periyodik bacak hareketleri sıklıkla RLS ile birlikte görülür; uyku sırasında bacaklarda istem dışı tekrarlayan hareketler olur. Tedavide dopaminerjik ilaçlar (pramipeksol, ropinirol), antikonvülzanlar (gabapentin), demir takviyesi ve yaşam tarzı değişiklikleri (kafein azaltma, düzenli egzersiz, bacak masajı, sıcak-soğuk kompres) kullanılır.

Parasomniler: Anormal Uyku Davranışları

Parasomniler, uyku sırasında veya uyku-uyanıklık geçişlerinde ortaya çıkan anormal davranışlar, duygular, algılar veya rüyalardır. Çok çeşitli türleri vardır ve farklı uyku evrelerinde görülür. NREM (derin uyku) parasomnileri arasında uyurgezerlik, uyku terörü ve konfüzyonel uyanıklar bulunur. REM parasomnileri arasında kabus bozukluğu, REM uyku davranış bozukluğu ve uyku felci yer alır. Parasomniler özellikle çocuklarda yaygındır ancak yetişkinlerde de görülebilir. Çoğu zararsızdır ve yaşla birlikte azalır ancak bazıları yaralanma riskine neden olabilir.

Uyurgezerlik (somnambulizm) derin uykudan kısmen uyanma ve karmaşık davranışlar sergileme durumudur. Kişi gözleri açık yürür, konuşur, hatta yemek yer veya dışarı çıkar ancak sabah hiçbir şey hatırlamaz. Çocukların yüzde 10-30'u en az bir kez uyurgezerlik yaşar. Stres, uyku yoksunluğu, ateş ve bazı ilaçlar tetikleyebilir. Uyku terörü çocuklarda görülen ani uyanma, çığlık atma, korku ve panik durumudur. Çocuk gözleri açık ama yanıt vermez, sakinleştirilemez ve sabah hatırlamaz. Kabus bozukluğu sık tekrarlayan, korkutucu rüyalar ve uykudan korku ile uyanmadır. REM uyku davranış bozukluğu özellikle yaşlı erkeklerde görülür; rüyaları hareket eder gibi davranır, bağırır, yumruk atar, partnere zarar verebilir. Parkinson hastalığının habercisi olabilir. Tedavide güvenlik önlemleri (keskin cisimler kaldırma, yatak alçaltma), stres yönetimi ve gerekirse ilaç tedavisi (klonazepam, melatonin) kullanılır.

Sirkadyen Ritim Uyku Bozuklukları

Sirkadyen ritim uyku bozuklukları, vücudun iç saati (sirkadyen ritim) ile dış çevre veya sosyal gereksinimlerin uyumsuz olması durumudur. İnsan vücudu yaklaşık 24 saatlik bir döngü ile çalışır ve bu ritim uyku-uyanıklık, vücut sıcaklığı, hormon salınımı gibi birçok fonksiyonu düzenler. Bu ritim beyindeki suprakiazmatik çekirdek (SCN) tarafından kontrol edilir ve ışık en güçlü senkronize edici faktördür. Sirkadyen ritim bozulduğunda uyku ve uyanıklık istenen zamanlarda gerçekleşmez, bu durum ciddi yorgunluk ve işlev bozukluğuna yol açar.

Sirkadyen ritim bozukluklarının çeşitli türleri vardır. Gecikmiş uyku fazı sendromu özellikle gençlerde görülür; kişi çok geç saatlerde (örneğin sabah 2-4) uyuyabilir ve öğlene kadar uyumak ister. Okul veya iş saatleri ile uyumsuzluk yaratır. İlerlemiş uyku fazı sendromu yaşlılarda sık görülür; çok erken uykuya dalma (akşam 7-8) ve erken uyanma (sabah 3-4). Jet lag farklı zaman dilimlerine hızlı seyahat sonrası ortaya çıkar; iç saat ile yerel saat uyumsuz olur. Vardiya çalışması bozukluğu gece veya döner vardiyalarda çalışanlarda görülür; gündüz uyumaya çalışmak ve gece uyanık kalmak doğal ritme aykırıdır. Düzensiz uyku-uyanıklık ritmi özellikle demans hastalarında görülür. Tedavide ışık terapisi, melatonin, düzenli uyku saatleri ve davranışsal müdahaleler kullanılır.

Uyku Hastalığı Belirtileri: Ne Zaman Şüphelenmeli?

Uyku hastalığı belirtileri çok çeşitlidir ve hangi uyku bozukluğuna sahip olduğunuza bağlıdır. Genel uyarı işaretleri vardır ve bu belirtilerden birkaçını yaşıyorsanız profesyonel değerlendirme gerekir. Gün içi aşırı uykululuk en yaygın semptomdur; yeterli uyku fırsatı olmasına rağmen gün boyunca sürekli yorgun hissetmek, uyuklamak, önemli anlarda (toplantı, araba kullanırken) uykuya dalmak. Kronik uykusuzluk 3 ay veya daha uzun süre haftada en az 3 gece uykuya dalamama veya uykuyu sürdürememe. Yüksek sesle horlama, nefes durmaları veya boğulma hissiyle uyanma uyku apnesini düşündürür.

Anormal uyku davranışları uyurgezerlik, uyku konuşma, uyku terörü, rüyaları hareket ettirme, gece sık hareket etme parasomnilere işaret eder. Bacaklarda rahatsız edici hisler ve gece hareket ihtiyacı huzursuz bacak sendromunun belirtisidir. Uyku saatlerinde ciddi uyumsuzluk çok geç yatıp geç kalkma veya çok erken yatıp erken kalkma sirkadyen ritim bozukluğunu düşündürür. Sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu, gece terleme, sık idrara çıkma uyku bozukluklarında görülür. Mental semptomlar konsantrasyon güçlüğü, hafıza problemleri, karar vermede zorluk, ruh hali değişiklikleri, irritabilite, depresyon, anksiyete. Fiziksel semptomlar kilo alma, yüksek tansiyon, libido azalması, kronik yorgunluk. Bu belirtileri yaşıyorsanız ve günlük yaşamınız etkileniyorsa uyku uzmanına başvurun.

Uyku Hastalığı Teşhisi: Değerlendirme Süreci

Uyku hastalığı teşhisi kapsamlı bir değerlendirme gerektirir. İlk adım detaylı tıbbi öykü ve uyku öyküsüdür. Doktor uyku alışkanlıklarınızı, problemin ne zaman başladığını, şiddetini, tetikleyici faktörleri, gün içi semptomları, tıbbi durumları, kullandığınız ilaçları, aile öyküsünü sorgular. Uyku partneri varsa onun gözlemleri çok değerlidir özellikle horlama, nefes durmaları, anormal hareketler hakkında. Fiziksel muayene yapılır; boğaz, burun, boyun çevresi, beden kitle indeksi değerlendirilir. Tansiyon, nabız ve oksijen satürasyonu ölçülür.

Uyku günlüğü 1-2 hafta boyunca tutulması istenir. Her gün yatma saati, uykuya dalma süresi, gece uyanma sayısı, sabah kalkma saati, gün içi şekerlemeler, kafein ve alkol tüketimi, egzersiz kaydedilir. Uyku ölçekleri ve anketler (Epworth Uykululuk Ölçeği, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi) doldurulur. Kan testleri tiroid fonksiyonları, demir seviyeleri, vitamin eksiklikleri değerlendirilir. Uyku laboratuvarı çalışması (polisomnografi - PSG) en kapsamlı testtir. Hastane veya uyku merkezinde bir gece kalınır, uyku sırasında beyin aktivitesi (EEG), göz hareketleri (EOG), kas tonusu (EMG), kalp ritmi (EKG), oksijen satürasyonu, solunum çabası, horlama, vücut pozisyonu kaydedilir. Uyku apnesi, periyodik bacak hareketleri, REM davranış bozukluğu gibi durumları teşhis eder. Çoklu uyku latansı testi (MSLT) narkolepsi tanısı için kullanılır; gün içinde 4-5 kez kısa uyku fırsatı verilir ve ne kadar hızlı uyuduğunuz ölçülür.

Uyku Hastalığı Tedavisi: Genel Yaklaşımlar

Uyku hastalığı tedavisi bozukluğun türüne, şiddetine ve altta yatan nedenlere göre özelleştirilir. Genel olarak tedavi yaklaşımları üç ana kategoride toplanır: yaşam tarzı değişiklikleri ve davranışsal müdahaleler, tıbbi cihazlar ve cerrahi işlemler, ilaç tedavisi. Yaşam tarzı değişiklikleri tüm uyku bozukluklarında temeldir. Uyku hijyeni eğitimi düzenli uyku saatleri, uygun uyku ortamı, kafein ve alkol kısıtlaması, ekran kullanımını sınırlama, düzenli egzersiz içerir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT-I) insomnia için altın standarttır ve uyku kısıtlama, uyaran kontrolü, bilişsel yeniden yapılandırma içerir.

Tıbbi cihazlar özellikle uyku apnesi tedavisinde kritiktir. CPAP cihazı maske aracılığıyla sürekli basınçlı hava vererek havayolu açık tutar. BiPAP cihazı soluk alıp verirken farklı basınçlar uygular. Oral aparatlar çeneyi öne çekerek havayolunu açar, hafif-orta uyku apnesinde etkilidir. Pozisyon cihazları sırt üstü yatmayı engelleyerek apne olaylarını azaltır. Cerrahi seçenekler yapısal problemlerde (büyük bademcikler, septum deviasyonu) düşünülür. UPPP ameliyatı yumuşak damak ve uvula dokusunu çıkarır. Hioid süspansiyon ve genioglossus ilerletme daha invaziv cerrahi seçeneklerdir. İlaç tedavisi narkolepside uyarıcılar (modafinil), RLS'de dopaminerjik ilaçlar (pramipeksol), parasomnilerde benzodiazepinler (klonazepam), sirkadyen ritim bozukluklarında melatonin kullanılır. Tedavi genellikle multidisipliner yaklaşım gerektirir; uyku uzmanı, nörolog, KBB, diyetisyen, psikolog işbirliği önemlidir.

Uyku Hastalıkları ve Genel Sağlık İlişkisi

Uyku hastalıkları genel sağlık üzerinde derin etkilere sahiptir ve birçok kronik hastalıkla karşılıklı ilişki içindedir. Kardiyovasküler sistem ciddi şekilde etkilenir. Uyku apnesi tedavi edilmediğinde hipertansiyon riski 2-3 kat, kalp krizi riski 2 kat, inme riski 3 kat artar. Gece boyunca tekrarlayan oksijen düşüşleri ve uyarılmalar kalp ve damarlar üzerinde stres yaratır. Atriyal fibrilasyon, kalp yetmezliği ve ani ölüm riski yükselir. Metabolik sistem bozulur; uyku bozuklukları insülin direnci, tip 2 diyabet, metabolik sendrom ve obezite riski ile güçlü şekilde ilişkilidir. Uyku hormonları (leptin, grelin) dengesizleşir, iştah artar, kilo kontrolü zorlaşır.

Bağışıklık sistemi zayıflar; kaliteli uyku bağışıklık hücrelerinin üretimi ve fonksiyonu için kritiktir. Kronik uyku bozuklukları enfeksiyon riskini artırır, aşı yanıtını azaltır, iltihabı artırır. Mental sağlık ciddi zarar görür; uyku bozuklukları ve depresyon çift yönlü ilişki içindedir. Depresyon uyku problemlerine neden olur, uyku problemleri depresyon riskini 2-3 kat artırır. Anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, DEHB ve demans ile güçlü ilişki vardır. Bilişsel fonksiyonlar bozulur; dikkat, hafıza, öğrenme, problem çözme, karar verme olumsuz etkilenir. Uzun vadede Alzheimer ve demans riski artar. Kaza riski önemli ölçüde yükselir; uyku apnesi olan sürücülerde trafik kazası riski 2-7 kat daha fazladır. Yaşam kalitesi düşer, iş performansı azalır, sosyal ilişkiler zarar görür. Tedavi edilen uyku bozuklukları bu riskleri önemli ölçüde azaltır ve genel sağlığı iyileştirir.

Kaynakça:

American Academy of Sleep Medicine. (2014). International classification of sleep disorders (3rd ed.). Darien, IL: American Academy of Sleep Medicine.

Scammell, T. E. (2015). Narcolepsy. New England Journal of Medicine, 373(27), 2654-2662.

Epstein, L. J., Kristo, D., Strollo, P. J., et al. (2009). Clinical guideline for the evaluation, management and long-term care of obstructive sleep apnea in adults. Journal of Clinical Sleep Medicine, 5(3), 263-276.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyku hastalığı, uykunun zamanlamasını, kalitesini veya süresini etkileyen ve gündüz işlevselliğinde bozulmaya neden olan tıbbi durumlardır. 80'den fazla farklı türde uyku bozukluğu vardır ve insomnia, uyku apnesi, narkolepsi, parasomni gibi kategorileri içerir.
Uyku apnesi, uyku sırasında solunum yolunun tıkanması nedeniyle nefes alımının tekrar tekrar durması durumudur. Yüksek sesle horlama, nefes durmaları, boğulma hissi, sabah baş ağrısı, gün içi aşırı uykululuk ve konsantrasyon problemleri belirtileri arasındadır.
Narkolepsi, gün içinde kontrol edilemeyen ani uyku nöbetleri yaşanılan kronik nörolojik bir bozukluktur. Aşırı gündüz uykululuğu, katapleksi (duygusal uyaranlara bağlı ani kas gevşemesi), uyku felci ve halüsinasyonlar temel belirtileridir.
Huzursuz bacak sendromu, bacaklarda rahatsız edici hisler ve hareket etme ihtiyacı ile karakterize edilen nörolojik bir bozukluktur. Özellikle akşam ve gece saatlerinde, dinlenme sırasında belirtiler artar ve uykuya dalmayı zorlaştırır.
Gün içi aşırı uykululuk, kronik uykusuzluk, horlama ve nefes durmaları, anormal uyku davranışları (uyurgezerlik, kabus), bacak huzursuzluğu, uyku saatlerinde uyumsuzluk, sabah baş ağrısı, konsantrasyon problemleri ve ruh hali değişiklikleri uyku hastalığı belirtileri arasındadır.
Detaylı tıbbi ve uyku öyküsü, fiziksel muayene, uyku günlüğü, uyku ölçekleri ve en kapsamlı değerlendirme için uyku laboratuvarı çalışması (polisomnografi) yapılır. Narkolepsi tanısında çoklu uyku latansı testi kullanılır.
Tedavi bozukluğun türüne göre değişir. Yaşam tarzı değişiklikleri, uyku hijyeni, bilişsel davranışçı terapi temeldir. Uyku apnesinde CPAP cihazı, narkolepside uyarıcı ilaçlar, RLS'de dopaminerjik ilaçlar kullanılır. Multidisipliner yaklaşım önemlidir.
Etiketler
uyku hastalığıuyku hastalığı nediruyku bozukluklarıuyku hastalığı belirtileriuyku apnesinarkolepsiuyku hastalığı türleriuyku bozukluğu tedavisiparasomnihuzursuz bacak sendromu
Online Terapi

Bu konu ile ilgili uzman terapistlerimizle hemen görüşebilirsiniz.

Terapistinle Tanış