Aileme Psikoloğa Gitmek İstediğimi Nasıl Söylerim?
Aileme psikoloğa gitmek istediğimi nasıl söylerim? Psikoloğa gitmek istiyorum ailem izin vermiyor, alay edilmekten korkuyorum diyenler, ne yapmalı?
Utanıp Alaya Maruz Kalmaktan Korkanlar Ailelerine Psikoloğa Gitmek İstediğini Nasıl Söyler?
Ailene psikoloğa gitmek istediğini söylemeden önce utanç ve alay korkularının tamamen normal duygular olduğunu bilmelisin. Toplumda hâlâ var olan damgalama nedeniyle birçok kişi bu korkuyu yaşıyor. Öncelikle psikolojik destek almanın bir zayıflık işareti değil, aksine kendine yatırım yapmanın ve sorunlarını çözme cesaretinin göstergesi olduğunu kendi içinde kabul etmen önemli. Bu öz güveni kazandıktan sonra aileyle konuşma süreci daha kolay olur.
Ailenle konuşurken sakin bir zamanda, dikkatlerinin dağılmadığı bir ortamda başlayabilirsin. Konuşmaya duygusal bir açıklama ile başlamak etkili olabilir: Anne, baba, son zamanlarda kendimi iyi hissetmiyorum ve profesyonel birinden destek almak istiyorum. Bu benim için çok önemli ve desteğinize ihtiyacım var. gibi açık ve net cümleler kullanmak, samimiyetini gösterir. Alay edilmekten korktuğunu ifade etmek de faydalı olabilir; Bunu söylemek benim için zor çünkü anlaşılmamaktan korkuyorum ama gerçekten bu desteğe ihtiyacım var diyerek savunmasızlığını gösterdiğinde ailenin empati kurması kolaylaşır.
Psikoloğa Gitmek İsteyip Ailesi İzin Vermeyenler Ailelerini Nasıl İkna Edebilir?
Ailenin izin vermemesinin birçok nedeni olabilir ve bu nedenleri anlamak ikna sürecini kolaylaştırır. Bazı aileler psikolojik destek almanın gereksiz bir harcama olduğunu düşünürken, bazıları bu konuda bilgi eksikliği yaşar. İkna sürecinde bilimsel gerçeklere dayanmak önemlidir. Psikoterapinin nasıl çalıştığını, hangi sorunlarda etkili olduğunu ve bunun sağlık hizmeti olduğunu anlatabilirsin. Somut örnekler vermek de etkilidir: "Arkadaşım psikoloğa gittikten sonra sınav kaygısını yenmeyi başardı ve notları arttı" gibi.
Aileni ikna ederken kendi yaşadığın zorlukların günlük yaşamını nasıl etkilediğini somut şekilde açıklamak faydalıdır. "Uyuyamıyorum, derslerime konsantre olamıyorum ve sürekli kaygılıyım. Bunlar benim geleceğimi etkiliyor" diyerek durumun ciddiyetini vurgulamak gerekir. Ayrıca maliyeti bir endişe kaynağıysa uygun fiyatlı veya ücretsiz seçenekleri araştırıp sunabilirsin. Üniversite psikolojik danışma merkezleri, belediye hizmetleri veya devlet hastaneleri gibi düşük maliyetli alternatifler sunmak, ailenin ekonomik endişelerini azaltabilir.
Aileler Neden Çocuklarının Psikoloğa Gitmesini İstemezler?
Ailelerin psikolojik desteğe karşı direnci genellikle bilgi eksikliği, kültürel inançlar ve toplumsal damgalama korkusundan kaynaklanır. Birçok aile, psikolojik sorunların konuşarak veya zamanla geçeceğine inanır ve profesyonel yardımı gereksiz görür. Bazı aileler ise psikoloğa gitmenin çocuklarının "akıl hastası" olarak etiketlenmesine yol açacağından korkar. Bu korku, toplumda ruh sağlığı konusunda hâlâ var olan ön yargılardan beslenir.
Ayrıca bazı aileler, çocuklarının psikolojik sorun yaşamasını kendi ebeveynlik becerilerinin yetersizliği olarak algılar ve bu durum savunmacı bir tutuma yol açar. Ekonomik kaygılar da önemli bir faktördür; psikoterapi seanslarının maliyetli olduğunu düşünen aileler bu harcamayı öncelik olarak görmez. Bazı geleneksel aile yapılarında ise aile içi sorunların dışarıya taşınmaması gerektiğine dair güçlü bir inanç vardır. Tüm bu nedenler, ailelerin çocuklarını psikoloğa götürme konusunda isteksiz olmalarına yol açar ancak doğru bilgilendirme ve iletişimle bu direnç kırılabilir.
Baskıcı Ailelerde Yaşayanlar Psikoloğa Gitmek İstediğini Nasıl Açıklayabilir?
Baskıcı aile ortamlarında psikolojik destek ihtiyacını dile getirmek daha da zorlu bir süreçtir. Bu tür ailelerde iletişim genellikle tek yönlüdür ve çocuğun duyguları veya ihtiyaçları göz ardı edilir. Bu durumda güvendiğin bir aile üyesiyle önce konuşmak stratejik bir adım olabilir. Annenin veya babanın birinin daha anlayışlı olduğunu düşünüyorsan o kişiyle baş başa konuşarak başlayabilirsin. Bu kişinin diğer aile üyelerini ikna etmede bir köprü olmasını sağlayabilirsin.
Konuşmayı saldırgan olmayan bir dille yapmak kritiktir. "Siz beni anlamıyorsunuz" yerine "Ben son dönemde kendimi çok kötü hissediyorum ve bu durumun iyileşmesi için profesyonel yardıma ihtiyacım var" demek daha yapıcı bir yaklaşımdır. Eğer doğrudan konuşma imkansızsa, bir mektup yazarak duygularını ifade edebilirsin. Yazılı iletişim, hem senin düşüncelerini net bir şekilde organize etmeni sağlar hem de ailenin tepkisini daha kontrollü bir ortamda almana olanak tanır. Okul rehberlik öğretmeni veya güvendiğin bir akraba gibi üçüncü bir kişiden destek almak da baskıcı ailelerle iletişimde yardımcı olabilir.
Psikoloğa Gitmenin Faydalarını Aileye Anlatmanın Yolları
Ailenize psikoterapi'nin faydalarını anlatırken bilimsel ve somut bilgilere dayanmak ikna edici olur. Psikolojik desteğin sadece ağır ruhsal hastalıklar için değil; stres yönetimi, ilişki sorunları, akademik başarının artırılması ve kişisel gelişim için de kullanıldığını vurgulayabilirsin. Dünya Sağlık Örgütü'nün ruh sağlığını genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olarak tanımladığını paylaşmak, konuya bilimsel bir çerçeve kazandırır.
Somut örnekler vermek de etkilidir. "Psikoloğa giden insanlar daha iyi iletişim kurmayı, duygularını yönetmeyi ve problemleri çözmeyi öğrenir. Bu beceriler hayatın her alanında fayda sağlar" diyerek somut kazanımları ifade edebilirsin. Ayrıca başarılı insanların da terapi aldığını belirtmek, damgalama korkusunu azaltır. Ailenin endişelerini dinlemek ve her birine saygı göstererek yanıt vermek de önemlidir. Eğer aileniz maliyetten endişeliyse ücretsiz veya uygun fiyatlı seçenekleri araştırıp sunarak pratik bir çözüm önerebilirsin. Psikoterapinin kısa vadede bir maliyet gibi görünse de uzun vadede sağlık sorunlarını önleyerek daha büyük tasarruf sağladığını anlatmak da faydalı olabilir.
Aile Desteği Olmadan Psikoloğa Gitmek İsteyenler Bütçesine Uygun Psikolog Nasıl Bulabilir?
Aile desteği alamadığında kendi imkânlarınla psikolojik yardım aramanın birçok yolu vardır. İlk olarak üniversite psikolojik danışma merkezlerini değerlendirebilirsin. Birçok üniversite, öğrencilerine ücretsiz veya sembolik ücretlerle psikolojik danışmanlık hizmeti sunar. Bu merkezler genellikle deneyimli psikologlar ve psikoloji bölümü stajyerleri tarafından yürütülür ve nitelikli destek sağlar.
Devlet hastanelerinin psikiyatri ve psikoloji poliklinikleri de uygun fiyatlı seçeneklerdir. SGK'nız varsa devlet hastanesinde muayene ücreti çok düşüktür. Belediyeler de sıklıkla ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmetleri sunar. Yerel belediyenin sosyal hizmetler departmanına başvurarak bu imkânları öğrenebilirsin. Ayrıca bazı sivil toplum kuruluşları ve dernekler, belirli yaş gruplarına veya ihtiyaç sahiplerine ücretsiz terapi olanağı tanır. Çevrim içi platformlar da stajyer psikologlar veya yeni mezun psikologlar daha uygun fiyatlarla hizmet verebilir. Bu seçenekleri araştırarak bütçene uygun bir çözüm bulabilirsin.
Online Psikolojik Destek İmkânı
Online psikolojik destek, özellikle aileden izin alamayan veya fiziksel erişimi kısıtlı olan gençler için ideal bir çözümdür. Video konferans, telefon veya mesajlaşma yoluyla terapi almanın birçok avantajı vardır. Öncelikle gizlilik daha kolay sağlanır çünkü seansları kendi odanızdan veya özel bir alandan yapabilirsiniz. Ayrıca online terapi genellikle yüz yüze seanslara göre daha uygun fiyatlıdır.
Online terapi platformları, farklı bütçelere uygun seçenekler sunar. Bazı platformlar abonelik modeli ile çalışır ve sınırsız mesajlaşma imkanı tanır. Diğerleri ise video seans başına ücretlendirme yapar. Özellikle pandemi sonrası dönemde online terapi hizmetleri yaygınlaştı ve kaliteli psikologlar bu platformlarda hizmet veriyor. Ancak online terapi seçerken platformun güvenilir olduğundan, psikologların lisanslı olduğundan ve gizlilik politikalarının net olduğundan emin olmalısın. Bazı kriz destek hatları ve çevrimiçi danışmanlık hizmetleri ise tamamen ücretsizdir ve acil durumlarda hızlı destek sağlar.
18 Yaşından Küçükler Psikoloğa Gidebilir mi?
Türkiye'de 18 yaşından küçük bireylerin psikoloğa gitme konusundaki hakları, yasal düzenlemeler ve etik kurallarla belirlenmiştir. Genel kural olarak reşit olmayan bireylerin tıbbi işlemler için veli onayı gerekmektedir. Ancak psikolojik danışmanlık, bazı durumlarda esnek uygulanabilir. Özellikle ergenlik çağındaki gençler için acil durumlarda ve çocuğun yararı gözetilerek veli onayı olmadan da ilk değerlendirme yapılabilir.
Uygulamada birçok çocuk psikoloğu, 16 yaş üstü ergenlerin ilk seansında onlarla görüşür ve sonrasında aileyi sürece dahil etmeyi tercih eder. Eğer ailenin katılımı çocuk için zararlı olacaksa veya çocuk ihmal ya da istismara maruz kalıyorsa psikolog, çocuğun yararını ön planda tutarak ailesiz de çalışabilir. Ancak sürekli terapi için genellikle en az bir velinin onayı gerekir. Bazı okulların rehberlik servisleri, öğrencilere aile onayı olmadan kısa süreli danışmanlık hizmeti verebilir. Eğer 18 yaşından küçüksen ve acil psikolojik desteğe ihtiyacın varsa önce okul rehber öğretmenine veya güvendiğin bir yetişkine danışarak süreci başlatabilirsin.
Hiçbir Koşulda Psikoterapi Alamayanlar Ne Yapabilir?
Eğer aile desteği alamıyor, maddi imkânların kısıtlı ve 18 yaşından küçüksen bile psikolojik destek almanın alternatif yolları vardır. Öncelikle okulundaki rehberlik servisi en erişilebilir kaynaktır. Rehber öğretmenler, öğrencilere ücretsiz ve gizli danışmanlık hizmeti sunar. Ayrıca rehber öğretmenin, aileni ikna etme konusunda sana yardımcı olması veya ailenle birlikte görüşmesi mümkündür.
İnternet üzerinden ücretsiz kaynaklar da oldukça faydalı olabilir. Güvenilir psikoloji web siteleri, YouTube kanalları ve podcast'ler bilişsel davranışçı terapi teknikleri, mindfulness egzersizleri ve baş etme stratejileri hakkında bilgi sunar. Kriz destek hatları, 7/24 ücretsiz telefon veya mesajlaşma desteği sağlar. Türkiye'de 182 Sosyal Destek Hattı ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının kriz hatları mevcuttur. Günlük tutmak, duygu ve düşüncelerini ifade etmenin terapötik bir yoludur. Akran destek grupları, benzer sorunlar yaşayan insanlarla bağlantı kurmanı sağlar. Fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve uyku düzeni gibi temel öz bakım pratikleri de ruh sağlığını olumlu etkiler.
Ailesine Söyleyemeyip İleri Düzeyde Psikolojik Sancılar Yaşayanlar Ne Yapmalı?
Eğer ciddi psikolojik sorunlar yaşıyorsun ve ailenle konuşamıyorsan durum acil müdahale gerektirebilir. İntihar düşünceleri, kendine zarar verme eğilimi, panik ataklar veya günlük yaşam fonksiyonlarını ciddi şekilde etkileyen semptomlar varsa hemen yardım almalısın. Bu durumda ailene söyleme endişesini bir kenara bırakıp acil sağlık hizmetlerine başvurmak hayati önem taşır. En yakın hastaneye giderek acil servisten psikiyatrik değerlendirme talep edebilirsin.
Kriz anlarında 112 Acil Sağlık Hizmetleri'ni arayabilir veya kriz destek hatlarını kullanabilirsin. Yaşam Hattı gibi intihar önleme hatları, deneyimli gönüllüler tarafından 7/24 hizmet verir. Okulunda bir yetişkine, örneğin rehber öğretmene, güvendiğin bir öğretmene veya okul müdürüne durumu anlatmak da önemlidir. Okul yönetimi, acil durumlarda ailenle iletişime geçerek gerekli müdahaleyi sağlayabilir. Eğer çevrendeki hiçbir yetişkine güvenemiyorsan Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne başvurarak çocuk koruma mekanizmalarından yararlanabilirsin. Unutma, senin güvenliğin her şeyden önce gelir ve acil durumlarda yardım almak için ailenin iznine ihtiyaç yoktur.
Kaynakça:
Kağıtçıbaşı, Ç. (2023). İnsan, aile, kültür (4. baskı). Koç Üniversitesi Yayınları.
Yavuzer, H. (2024). Ana-baba ve çocuk: Çocuk psikolojisi açısından (32. baskı). Remzi Kitabevi.