Kendimi İfade Etmek Neden Bu Kadar Zor Geliyor
Kendini ifade etmekte zorlanmak; duyguları tanıma, ilişki geçmişi, özgüven ve öğrenilmiş kalıplarla bağlantılıdır. Bu yazı nedenleri ve çözüm yollarını açıklar
Kendini ifade etmekte zorluk
Kendini ifade etme becerisi çoğu zaman çocuklukta şekillenir. Çocuk, duygularını paylaştığında kabul, ilgi veya güvenli bir karşılık bulduysa yetişkinlikte de kendini daha rahat ifade eder. Ancak duyguların bastırıldığı, küçümsendiği veya “abartı” olarak etiketlendiği ortamlar, kişinin içsel dünyasını açıklamasını zorlaştırır. Bu nedenle yetişkin birey, duygu ve düşüncelerini aktarırken bir risk hisseder; reddedilme, yanlış anlaşılma veya değer görmeme kaygısı baskın hale gelir.
Duyguları tanımakta yaşanan güçlükler
Kendini ifade etmek zor geldiğinde bunun sebeplerinden biri de kişinin kendi duygularını tam olarak tanımlayamamasıdır. Duyguların karışık, yoğun veya belirsiz hissedilmesi, “ne söylemem gerektiğini bilmiyorum” düşüncesine yol açar. Özellikle kaygı, öfke, kırgınlık gibi duygular açık bir şekilde düzenlenmediğinde ifade etmek daha da zorlaşır. Kişi ne hissettiğini anlamadan, bir başkasına anlatmakta doğal olarak zorlanır. Bu durum ilişkilerde mesafe ve yanlış anlaşılma yaratabilir.
Değerlendirilme ve yargılanma korkusu
Birçok insan, kendini ifade etmekten kaçınırken temel sebeplerinden biri yargılanma korkusudur. Birey, düşüncelerinin eleştirileceğini, duygularının hafife alınacağını ya da zayıf görüneceğini hissedebilir. Bu içsel tehdit algısı, kişinin gerçek duygularını gizlemesine neden olur. Zihinde sürekli olarak “yanlış bir şey söylersem?” veya “bana karşı düşüncesi değişirse?” gibi senaryolar döner. Bu kaygı, iletişimin doğal akışını bozar ve bireyin kendini güvende hissetmesini zorlaştırır.
Geçmiş ilişkilerde olumsuz deneyimler
İlişkilerde yaşanan kırılmalar, duygu paylaşımının riskli olduğuna dair öğrenilmiş bir algı bırakabilir. Özellikle duygularını açtığında karşı tarafın uzaklaşması, öfkelenmesi veya eleştirmesi, kişinin sonraki ilişkilerde kendini kapatmasına yol açar. Bu durum zamanla “kendimi anlatınca sorun oluyor” inancına dönüşebilir. Böylece birey kendini korumak için daha az konuşur, daha az açılır ve iletişim giderek yüzeysel hale gelir. Bu öğrenilmiş korunma hali, ifade becerisini zayıflatır.
Düşük özdeğer ve özgüven duygusu
Kendini değersiz hissetmek, ifade sürecinin en görünmez engellerinden biridir. Kişi iç dünyasında “benim söylediklerim önemli değil” inancına sahipse, doğal olarak kendini ifade etmekten kaçınır. Bu duygu çoğu zaman geçmişten gelen eleştiriler, başarısızlık deneyimleri veya güvensiz bağlanma stilleriyle beslenir. Öz-değer düşük olduğunda, kişinin sesi içsel olarak bastırılır. Bu durum, kişinin düşüncelerini dile getirmesini hem zorlaştırır hem de ilişkilerde edilgen bir rol üstlenmesine neden olur.
Kaynakça:
Beck, A. T. (2011). Cognitive Therapy Basics and Beyond.
Linehan, M. (2014). Skills Training Manual.