Siyah Beyaz Düşünmek
Siyah beyaz düşünmenin duyguları, ilişkileri ve kararları nasıl etkilediğini; bu düşünce biçiminin nasıl dönüştürülebileceğini anlatır
YA HEP YA HİÇ DÜŞÜNME
Hayat çoğu zaman siyah ile beyaz arasındaki geniş gri alanlardan oluşur; mutlulukla mutsuzluğun, başarıyla başarısızlığın, sevgiyle kırgınlığın iç içe geçtiği ince dengeler barındırır. Ancak bazı bireyler için bu tonlar yok gibidir; dünya keskin uçlarla doludur: her şey ya mükemmeldir ya da tamamen kötü. Psikolojide “Siyah beyaz düşünme” ya da “ya hep ya hiç” tarzı olarak adlandırılan bu bilişsel çarpıtma, kişinin yaşam kalitesini ciddi biçimde zedeleyebilir.
Siyah Beyaz Düşünce Nedir
Siyah-beyaz düşünme, kişinin olayları, insanları veya durumları yalnızca iki uç kategoriden biri olarak değerlendirdiği bir düşünce biçimidir. Kişi ya tamamen iyidir ya bütünüyle kötü; ya tam başarı vardır ya da tam bir başarısızlık. Orta noktaları görmek, gri alanlarda kalmak zor gelir. Bu nedenle psikolojide “mutlakiyetçi düşünme” olarak da bilinir.
Örneğin bir öğrenci bir dersten düşük not aldığında “Ben zaten hiçbir şeyi beceremiyorum” diye düşünebilir. Oysa gerçekte tek bir sınav, genel yetkinliğini belirlemez. Ama bu çarpıtma, kişinin bu ayrımı fark etmesini engeller.
Siyah Beyaz Düşüncenin Kökeni
Bu düşünce tarzının temelleri çoğunlukla çocukluk döneminde atılır. Aşırı eleştirel, talepkâr veya koşullu kabul gösteren ebeveyn tutumları, çocuğun kendini ve çevresini kategorilere ayırmasına neden olabilir. “Ya mükemmelsin ya da değilsin” mesajı, mutlak düşünme biçiminin gelişmesine zemin hazırlayabilir.
Kişilik özellikleri ve yaşam deneyimleri de bu düşünceyi pekiştirir. Özellikle anksiyete, depresyon ve borderline kişilik örüntülerinde Siyah beyaz düşünme daha sık görülür. Beyin, belirsizliği tehdit olarak algıladığında karmaşık durumları basitleştirme eğilimine girer.
Günlük Yaşamda Siyah Beyaz Düşünmenin Etkileri
1. Duygusal Dalgalanmalar
Bu düşünceye sahip kişiler, küçük hataları bile kişisel bir felaket gibi algılayabilir. İşte yapılan ufacık bir hata “Ben yetersizim” gibi genelleyici bir yargıya dönüşebilir; bu da yoğun kaygı ve çökkünlüğe yol açabilir.
2. İlişkisel Zorluklar
İnsanları “tamamen iyi” veya “tamamen kötü” şeklinde değerlendirmek, sosyal ilişkilerde çatışmalara neden olur. Küçük bir kırgınlık, kişinin karşısındakini tamamen değersizleştirmesine sebep olabilir. Romantik ilişkilerde idealize etme–değersizleştirme döngüsü sık görülür.
3. Karar Vermede Güçlük
Mutlakiyetçi düşünce, kişinin seçenekleri gerçekçi bir şekilde değerlendirmesini zorlaştırır. “En doğru kararı bulmalıyım” baskısı, kararların ertelenmesine ya da hiç verilememesine neden olabilir.
4. Başarı Algısının Bozulması
Bu düşünce tarzında küçük ilerlemeler veya kademeli başarılar değersizleşir. Kişi yalnızca “kusursuz başarı”yı kabul eder, bu da kronik tatminsizlik ve özgüven düşüşü yaratır.
Siyah beyaz Düşünceyi Dönüştürme Yolları
Bilişsel davranışçı terapide Siyah beyaz düşünme, gerçekliğin çarpıtılmış şekilde algılanmasına neden olan bilişsel hatalardan biri olarak tanımlanır. Bu tarz düşünen bireyler, olayların çok boyutlu doğasını fark etmekte zorlanır; bu da duygu düzenleme ve problem çözme becerilerini olumsuz etkiler. Sıklıkla diğer çarpıtmalarla birlikte görülür ve depresyon–anksiyete riskini artırır.
1. Farkındalık Kazanmak
Düşünceleri yargılamadan fark etmek, mutlakiyetçi kalıpları tanımanın ilk adımıdır. “Bu durumu tamamen kötü görüyorum” yerine “Bu olayın zorlayıcı yanları var” demek, düşünceyi esnetir.
2. Gri Alanları Keşfetmek
Kişi kendine ve çevresine dair değerlendirmelerinde ara tonları fark etmeyi öğrenebilir. Bir hatanın tüm benliği temsil etmediğini görmek, duyguların daha dengeli yaşanmasını sağlar.
3. Alternatif Düşünceler Oluşturmak
BDT’de otomatik düşüncelere karşı kanıt aramak etkili bir tekniktir. “Tamamen başarısızım” düşüncesine karşı geçmiş başarıları hatırlamak veya küçük ilerlemeleri fark etmek mutlak fikri yumuşatır.
4. Kendine Şefkat Geliştirmek
Siyah beyaz düşünen kişiler genellikle kendilerine karşı acımasızdır. Hataları öğrenme fırsatı olarak görmek, kendine şefkati artırarak bu çarpıtmanın gücünü azaltır.
Gri Tonları Görmeyi Öğrenmek
Siyah beyaz düşünme, duygusal iniş çıkışlara, ilişkisel sorunlara, verimsizliğe ve tatminsizliğe yol açan yaygın bir bilişsel çarpıtmadır. Ancak farkındalık, bilişsel esneklik ve BDT teknikleriyle bu düşünce biçimini dönüştürmek mümkündür. Hayatı iki uç arasında sıkıştırmak yerine, ara tonları fark etmek hem kendimize hem de çevremize daha sağlıklı bir perspektif kazandırır.
Hayat yalnızca siyah ve beyaz değildir; gri tonları görebilmek ruhsal iyilik halinin önemli bir parçasıdır.
Kaynakça:
Burns, D. D. (1980). Feeling Good: The New Mood Therapy. New York: William Morrow.
Beck, J. S. (2011). Cognitive Behavior Therapy: Basics and Beyond. New York: Guilford Press.
Kuyken, W., & Watkins, E. (2005). Mindfulness and cognitive therapy: Implications for emotional disorders. Clinical Psychology Review, 25(4), 457–468.