Sürekli Kötü Bir Şey Olacak Hissi
Sürekli kötü bir şey olacak hissi, kişinin yaşamdan aldığı güven duygusunu zedeler ve kaygı düzeyini artırır. Bu yazıda bu düşünce kalıbının nedenlerini, etkile
Sürekli kötü bir şey olacak hissi neden olur
Sürekli kötü bir şey olacak hissi, beynin tehdit algı sisteminin sürekli olarak aktif kalmasıyla yakından ilişkilidir. Kişi ortada somut bir tehlike olmadığı halde zihinsel olarak sürekli olumsuz senaryolar üretir ve geleceğe dair karamsar beklentiler geliştirir. Bu durum genellikle çocuklukta yaşanan güvensizlik deneyimleri, travmatik yaşantılar, kontrol kaybı korkusu ve belirsizliğe karşı düşük toleransla bağlantılıdır. Zihin, kişiyi korumak isterken aslında sürekli bir alarm halinde kalarak kaygıyı besleyen bir döngü oluşturur.
Bu düşünce kalıbı hangi psikolojik sorunlarla ilişkilidir
Bu tür felaket beklentileri en sık yaygın anksiyete bozukluğu ile ilişkilidir ancak panik bozukluk, obsesif düşünce yapıları ve travma sonrası stres belirtileriyle de birlikte görülebilir. Kişi yalnızca büyük olayları değil, günlük yaşamın küçük detaylarını bile tehdit olarak algılamaya başlar. Bu durum zamanla zihinsel yorgunluk yaratır ve kişinin kendine olan güvenini sarsar. Sürekli tetikte olma hali, kişinin hem duygusal hem de bilişsel kaynaklarını tüketerek tükenmişlik hissine yol açabilir.
Bedensel belirtiler nasıl ortaya çıkar
Zihin sürekli alarm durumundayken beden de bu duruma uyum sağlar ve stres tepkisini kalıcı hale getirir. Bu nedenle sürekli kötü bir şey olacak hissi yaşayan kişilerde kalp çarpıntısı, mide ağrıları, nefes darlığı, kas gerginliği ve uyku sorunları sık görülür. Bu bedensel belirtiler, kişinin gerçekten bir tehlike altında olduğu düşüncesini daha da güçlendirir. Böylece beden ve zihin birbirini besleyen bir kaygı döngüsü içine girer ve kişi bu hissin içinden çıkmakta zorlanır.
Günlük hayatta bu kaygı ile yaşamak
Bu düşünce kalıbıyla yaşayan kişiler çoğu zaman rahatlamanın ne demek olduğunu unutur. Güzel geçen bir günün ortasında bile zihnin bir köşesinde her şeyin bozulacağına dair bir beklenti bulunur. Bu durum kişinin anda kalmasını zorlaştırır ve olumlu deneyimlerden tam anlamıyla keyif almasını engeller. Zamanla kişi ilişkilerinde daha temkinli, kararlarında daha çekingen ve geleceğe dair daha umutsuz bir tutum geliştirebilir. Yaşamdan alınan doyum azalırken zihinsel yük giderek ağırlaşır.
Sürekli felaket beklentisiyle baş etme yolları
Bu hisle başa çıkmanın ilk adımı, düşüncelerin gerçeklerle karıştırıldığını fark etmektir. Kişi her olumsuz düşüncenin gerçekleşecek bir kehanet olmadığını öğrenmelidir. Düşünceleri sorgulamak, olasılıkları daha gerçekçi bir çerçevede değerlendirmek ve bedensel rahatlama tekniklerini düzenli olarak uygulamak bu süreçte oldukça faydalıdır. Ayrıca belirsizliğe tahammülü artıran çalışmalar yapmak ve duyguları bastırmak yerine anlamlandırmak, kaygının şiddetini zamanla azaltabilir ve kişiye içsel bir denge kazandırabilir.
Bu düşünce kalıbı özgüveni nasıl etkiler
Sürekli kötü bir şey olacak beklentisi, zamanla kişinin kendine duyduğu güveni zayıflatır. Kişi yalnızca dış dünyayı değil, kendi baş etme becerilerini de yetersiz görmeye başlayabilir. Her olası riskte en kötü senaryoyu düşünmek, bireyin kendini güçsüz ve savunmasız hissetmesine neden olur. Bu durum karar alma süreçlerini zorlaştırır, girişim cesaretini azaltır ve kişinin potansiyelini tam olarak ortaya koymasını engelleyebilir. Uzun vadede ise benlik algısında belirgin bir kırılganlık oluşabilir.
Ne zaman profesyonel destek almak gerekir
Eğer sürekli kötü bir şey olacak hissi kişinin günlük işlevselliğini bozuyorsa, uyku düzenini ve iştahını etkiliyorsa ya da sosyal ilişkilerden kaçınmasına neden oluyorsa profesyonel destek almak oldukça önemlidir. Bu tür bir kaygı hali zamanla kişinin hayatını sürekli tetikte geçirmesine ve kendini güvende hissetmemesine yol açar. Terapi süreci, bu düşünce kalıbının kökenlerini anlamaya yardımcı olurken aynı zamanda daha sağlıklı baş etme yolları geliştirilmesini sağlar ve kişinin yaşam kalitesini artırır.
Kaynakça:
Beck, A. T., & Clark, D. A. (1997). An information processing model of anxiety. Behaviour Research and Therapy, 35(1), 49–58.
Borkovec, T. D., Alcaine, O., & Behar, E. (2004). Avoidance theory of worry and generalized anxiety disorder. In R. G. Heimberg et al. (Eds.), Generalized Anxiety Disorder: Advances in Research and Practice (pp. 77–108). New York: Guilford Press.
Clark, D. A., & Beck, A. T. (2012). The Anxiety and Worry Workbook. New York: Guilford Press.
Craske, M. G., Stein, M. B., Eley, T. C., Milad, M. R., Holmes, A., Rapee, R. M., & Wittchen, H. U. (2017). Anxiety disorders. Nature Reviews Disease Primers, 3, 17024.
Özdel, K., & Türkçapar, M. H. (2013). Bilişsel Davranışçı Terapi: Temel İlkeler ve Uygulama. Ankara: HYB Yayıncılık.