Sürekli Tekrar Eden İlişki Döngülerinin Nedenleri
Tekrarlayan ilişki kalıpları çocukluk bağlanmaları, şemalar ve bilinçaltı inançlarla bağlantılıdır. Döngüyü kırmak farkındalık ve sınırlarla mümkündür.
Ben Neden Sürekli Aynı Tüpte İlişkilere Giriyorum
Birçok kişi, her ilişkisinde sürekli aynı tür sorunlarla karşılaştığını fark eder: partner seçimi, iletişim sorunları, güven problemleri, duygusal yakınlıkta zorluklar veya terk edilme korkusu gibi tekrar eden kalıplar öne çıkar. Bu durum, çoğu zaman çocukluk deneyimleri, bağlanma stilleri ve kişinin bilinçaltına yerleşmiş şemalardan kaynaklanır ve kişinin seçimlerini farkında olmadan yönlendirir.
1. Çocukluk Bağlanmaları ve İlk İlişki Deneyimleri
Çocuklukta kurulan bağlar, yetişkin dönemdeki romantik ilişkilerimizin temelini oluşturur. Güvenli bağlanma deneyimi yaşamayan kişiler, ileride partnerlerinden sürekli onay ve kabul arayışı içine girebilir. Terk edilme veya reddedilme korkusu, bilinçsizce benzer partnerleri seçmemize neden olur. Çocuklukta yaşanan duygusal ihmaller veya aşırı kontrolcü ebeveynler, yetişkin ilişkilerimizde sınır koymayı ve duygusal güveni zorlaştırabilir.
2. Tekrarlayan Şemalar ve Bilinçaltı İnançlar
Çocuklukta edinilen “ben değersizim” veya “sevgiyi hak etmiyorum” gibi inançlar, yetişkin ilişkilerinde otomatik olarak devreye girer. Bu şemalar, aynı tür davranışları ve sorunları sürekli yaşamamıza sebep olur. Örneğin, sürekli duygusal olarak ulaşılmaz partnerler seçmek, bilinçaltındaki değersizlik inancını doğruluyormuş gibi hissedilir. Şemalar fark edilmediğinde, kişi sürekli kendini mutsuz eden ilişkilerde sıkışıp kalabilir.
3. Duygusal Tatminsizlik ve Alışkanlık
Bilinçli veya bilinçsiz şekilde bazı ilişkiler hem çekici hem de yıpratıcıdır. Tanıdık acı, bilinmeyen tatmin duygusundan daha güvenlidir. Bu nedenle sürekli aynı türde partnerlerle ilişkiye girme eğilimi gelişir. Kişi, geçmişten gelen alışkanlık ve bilinçaltı kalıplarla kendini tekrar eden ilişkiler içinde bulur. Duygusal tatminsizlik, ilişkide yaşanan çekişmelerin bile bilinçaltında “tanıdık ve güvenli” bir yer işlevi görmesine neden olur.
4. Kendi Sınırlarını ve İhtiyaçlarını Tanımamak
Kendi duygusal sınırlarını ve ihtiyaçlarını bilmemek, tekrarlayan ilişkilerin önemli bir nedenidir. “Ben ne istiyorum?” sorusuna net yanıt veremeyen kişiler, partnerlerinin beklentilerine göre seçim yapar. Bu durum, ilişkilerde aynı hayal kırıklıklarını ve güven sorunlarını tekrar tekrar yaşamaya yol açar. Sınır koyamamak, kişinin kendi değerini korumasını zorlaştırır ve sürekli aynı türde zarar veren ilişkilere çekilmesine sebep olur.
5. Korku ve Kaçınma Döngüsü
Yakınlık ve samimiyet korkusu, ilişkilerde tekrarlayan döngüleri yaratır. Bazı kişiler, partnerine yakınlaştıkça bilinçsizce mesafe koyar; bazıları ise terk edilme korkusuyla aşırı bağlılaşır. Her iki durumda da, kişi kendini veya partnerini sabote ederek aynı sorunları yeniden yaşar. Bu korkular fark edilip üzerinde çalışılmadığında, ilişkiler sürekli aynı hatalar ve hayal kırıklıklarıyla sonuçlanır.
Sürekli aynı tür ilişkileri yaşamak bir kişisel “hata” değildir; çoğu zaman geçmişten gelen alışkanlıklar, bağlanma stilleri ve bilinçaltı inançların sonucudur. Bu döngüyü kırmak, kendi bağlanma stilini tanımak, şemaları fark etmek ve duygusal sınırları güçlendirmekle mümkündür. Psikolojik destek, bu farkındalık ve değişim sürecinde oldukça faydalıdır.
Kaynakça:
Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development. Basic Books.
Gillath, O., et al. (2008). Attachment and the Experience of Emotion. Journal of Personality and Social Psychology, 95(5), 1223–1238.
Kamera Aile Danışmanlığı. (2024). Duygusal Yoksunluk Şeması.
Psikoaktif. (2024). Eş Seçiminde Şemalar. nma Stilleri ve İlişki Dinamikleri.
Psikoterapi Atölyesi. (2024). Sevgi ve Nefret: İletişim Hatalarının Yol Açtığı Duygusal Dönüşüm.