Tik Bozuklukları Nedir?

Tik Bozuklukları Nedir?

Tik bozuklukları hakkında kapsamlı rehber. Motor ve vokal tiklerin türleri, çocuklarda görülme sıklığı, Tourette sendromu ve etkili tedavi yöntemlerini keşfedin.

Tik Bozuklukları Nedir

Çocuğunuz sürekli olarak gözlerini kırpıyor, omuzlarını silkiyor ya da anlamsız sesler mi çıkarıyor? Bu davranışları kontrol edemediğini ve farkında bile olmadığını mı fark ettiniz? Peki ya bu durumun geçici mi yoksa kalıcı mı olduğunu merak ediyor musunuz? Tik bozuklukları, birçok ebeveynin endişeyle karşılaştığı ancak doğru bilgiyle yönetilebilen bir durumdur.

Tik, bir grup kasın istem dışı, hızlı, aralıklı ve ritmik olmayan bir düzende kasılması olarak tanımlanır. Bu kasılmalar ani ve belirli kalıplar çerçevesinde tekrarlayıcıdır. Tikler motor tikler ve vokal tikler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Motor tikler görülebilen fiziksel hareketleri içerirken, vokal tikler duyulabilen ses çıkışlarından oluşur. Bu istemsiz davranışlar genellikle çocukluk döneminde başlar ve kişinin kontrolü dışında gerçekleşir.

Tik Bozukluklarının Türleri Nelerdir?

Geçici tik bozukluğu, bir yıldan kısa süren motor veya vokal tiklerden oluşur. Genellikle 3-8 yaş arasında görülür ve çoğu kez kendiliğinden düzelir. Kronik tik bozukluğu ise bir yıldan uzun süren motor veya vokal tikleri kapsar. Bu tür tiklerde, tiklerin olmadığı süre üç aydan kısa sürer ve tedavi gerektiren durumlar arasında yer alır.

Tourette sendromu, en şiddetli tik bozukluğu türüdür. Hem motor hem de vokal tiklerin bir yıldan uzun süre birlikte görülmesiyle karakterizedir. Bu sendrom genellikle 2-15 yaşları arasında ortaya çıkar ve erkeklerde kızlara göre yaklaşık 3-4 kat daha sık görülür. Tourette sendromu tanısı için hem hareket hem de ses tiklerinin birlikte bulunması ve en az bir yıl devam etmesi gerekmektedir.

Motor Tik Belirtileri ve Örnekleri

Basit motor tikler, tek bir kas grubunu etkileyen ani ve kısa süreli hareketlerdir. En sık görülen örnekleri arasında göz kırpma, kaş kaldırma, burun kıvırma, dudak oynatma, baş sallama ve omuz silkme yer alır. Bu tikler genellikle baş ve boyun bölgesinde başlar ve saniyelerle ölçülecek kadar kısa sürer.

Karmaşık motor tikler ise birden fazla kas grubunun koordineli çalışmasını içerir ve daha amaçlıymış gibi görünür. Zıplama, çömelme, tekme atma, koklama, dokunma ve başkasının hareketlerini taklit etme bu tikler arasındadır. Karmaşık motor tikler genellikle ergenlik döneminde en şiddetli halini alır ve hareketler farklı kas gruplarına yayılabilir.

Vokal Tik Belirtileri ve Örnekleri

Basit vokal tikler, vücudun bir bölgesini etkileyen tekrarlayan seslerdir. Boğaz temizleme, burun çekme, öksürme, homurdanma, havlama ve tıslama sesleri bu kategoriye girer. Bu sesler genellikle motor tiklerden 1-2 yıl sonra ortaya çıkar ve kişi sesin şiddetini kontrol edemez.

Karmaşık vokal tikler kelime ve cümlelerin istemsiz olarak söylenmesini içerir. Ekolali adı verilen başkalarının söylediklerini tekrarlama ve koprolali olarak bilinen küfürlü veya müstehcen sözler söyleme bu tikler arasındadır. Karmaşık vokal tikler özellikle sosyal ortamlarda kişinin zor durumda kalmasına neden olabilir ve günlük yaşamı olumsuz etkiler.

Çocuklarda Tik Bozukluğu Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Tik bozuklukları genellikle 2-15 yaşları arasında başlar ve ortaya çıkış yaş ortalaması 6-7 yaş civarındadır. Okul çağı çocuklarında tiklerin görülme oranı yüzde 2 ile 15 arasında değişmektedir. Erkek çocuklarda kız çocuklara oranla yaklaşık 2 kat daha fazla görülür ve olguların yüzde 96'sında ilk belirtiler 10 yaşından önce başlar.

Tikler 7-11 yaş grubunda en yoğun şekilde gözlenir ve 9-15 yaşları arasında en alevli dönemlerini yaşar. Ergenlik sonrası çoğu kez belirgin bir azalma görülür ve birçok hastada ilerleyen yaşlarda belirtiler tamamen ortadan kalkar. Ancak bazı çocuklarda tikler yetişkinlik dönemine kadar devam edebilir.

Tik Bozukluklarının Nedenleri Nelerdir?

Genetik faktörler, tik bozukluklarının oluşumunda önemli bir rol oynar. Ailesinde tik bozukluğu olan çocuklarda bu durumun görülme riski daha yüksektir. Beyin kimyasallarından biri olan dopaminin anormal metabolizmasının tik oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. Ayrıca beyindeki bazal gangliyonlar, ön loblar ve korteks bölgelerindeki anormallikler de tiklerle ilişkilendirilmektedir.

Çevresel faktörler de tiklerin ortaya çıkmasında belirleyici olabilir. Doğum komplikasyonları, gebelik sırasında annenin ruhsal stresinin fazla olması ve düşük doğum ağırlığı gibi faktörler tik bozukluğu gelişimiyle ilişkili bulunmuştur. Stres, yorgunluk, heyecan ve kaygı gibi durumlar ise mevcut tiklerin şiddetini artıran tetikleyicilerdir.

Tik Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Her tikin tedavi edilmesi gerekmez. Kronikleşmemiş, sosyal ve akademik sorunlara yol açmayan hafif tiklerde bekle gör politikası uygulanabilir. Davranış terapisi ve alışkanlık düzeltme terapisi (habit reversal therapy) orta şiddetteki tiklerin tedavisinde etkili yöntemlerdir. Bu terapilerde kişi tiklerini fark etmeyi ve kontrol etme stratejilerini öğrenir.

Psikoterapi, özellikle tiklere eşlik eden depresyon, anksiyete ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi durumların tedavisinde önemli rol oynar. İlaç tedavisi ise şiddetli ve günlük yaşamı etkileyen tiklerde tercih edilir. Haloperidol, risperidon, aripiprazol ve klonidin gibi ilaçlar psikiyatrist gözetiminde kullanılabilir. Tedavide çocuğun benlik saygısının artırılması, aile içi ilişkilerin iyileştirilmesi ve stresin azaltılması da kritik önem taşır.

Tik Bozukluklarına Eşlik Eden Durumlar

Tik bozuklukları nadiren tek başına görülür. Eşlik eden psikiyatrik bozukluklar olguların yaklaşık yüzde 90'ında bulunur. En sık eşlik eden durumlar arasında dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ve obsesif kompulsif bozukluk (OKB) yer alır. Bu bozukluklar tedavi edildiğinde tikler üzerinde de doğrudan olumlu bir etki görülebilir.

Kaygı bozuklukları, depresyon, uyku bozuklukları ve öğrenme güçlükleri de tik bozukluklarıyla sıkça birlikte görülür. Tiklerin sosyal etkileşimde yarattığı zorluklar ve damgalanma nedeniyle anksiyete ve düşük benlik saygısı gelişebilir. Bu nedenle tedavi planlamasında hem tiklerin hem de eşlik eden psikolojik durumların birlikte ele alınması gerekir.

Ailelerin Tik Bozuklukları ile Başa Çıkma Yolları

Ailelerin ilk yapması gereken, tiklerin istemli olmadığını kabullenmektir. Çocuğa yapılan uyarılar ve cezalandırmalar tiklerin artmasına neden olur. Çocuğun tiklerine dikkat çekmemek ve arkadaşlarına, öğretmenlerine de tikleri görmezden gelmeyi öğretmek önemlidir. Çocuğun alay edilmesi veya dışlanması durumunda müdahale etmek ve destekleyici olmak gerekir.

Stresin azaltılması tiklerin yönetiminde kritik rol oynar. Ev ödevlerini son dakikaya bırakmaktan kaçınmak, yeterli uyku düzeni sağlamak ve spor, müzik gibi zihin ile bedenin birlikte kullanıldığı uğraşlara yönlendirmek tikleri azaltır. Çocuğa sevildiği hissettirilerek olumlu benlik algısı ve kendine güven duygusunun geliştirilmesi, tedavi sürecinin en önemli parçalarından biridir.

Tik Bozuklukları Ne Zaman Geçer?

Tik bozuklukları genel olarak iyi seyirli bir gidişat gösterir. Basit tiklerin yüzde 70-80'i kendiliğinden ortadan kalkar. Tikler genellikle dalgalı seyreder, şiddetleri dönem dönem artıp azalır veya tikler zaman içinde birbirleriyle yer değiştirebilir. Ergenlik dönemine doğru tikler en şiddetli halini alsa da ergenlik sonrası çoğu vakada belirgin düzelme gözlenir.

Çocukluk yaşlarında tikleri şiddetli olanlarda, başka bir fiziksel veya ruhsal hastalığı bulunanlarda ve yetersiz aile desteği olanlarda tiklerin yaşam boyu devam etme ihtimali daha fazladır. Ancak uygun tedavi, aile desteği ve doğru yaklaşımla tiklerin büyük çoğunluğu kontrol altına alınabilir. Profesyonel bir psikolog veya psikiyatrist desteği almak, hem çocuğun hem de ailenin bu süreçte en önemli adımıdır.

Kaynakça:

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). Arlington, VA: American Psychiatric Publishing.

Leckman, J. F., & Cohen, D. J. (2002). Tourette's syndrome: Tics, obsessions, compulsions. John Wiley & Sons.

Pringsheim, T., Okun, M. S., Müller-Vahl, K., Martino, D., Jankovic, J., Cavanna, A. E., ... & Leckman, J. F. (2019). Practice guideline recommendations summary: Treatment of tics in people with Tourette syndrome and chronic tic disorders. Neurology, 92(19), 896-906.

Sıkça Sorulan Sorular

Tik bozukluğu, bireyin istemsiz ve tekrarlayan motor hareketler veya vokal sesler ortaya çıkarmasıyla karakterize edilen nörolojik bir durumdur. Tikler ani, hızlı ve ritmik olmayan şekilde ortaya çıkar ve kişinin kontrolü dışında gerçekleşir.
Tikler genellikle 2-15 yaşları arasında başlar ve ortalama başlangıç yaşı 6-7'dir. Okul çağı çocuklarının yüzde 2-15'inde tik görülür ve erkek çocuklarda kızlara göre 2 kat daha sık rastlanır.
Evet, birçok tik bozukluğu geçicidir. Basit tiklerin yüzde 70-80'i kendiliğinden ortadan kalkar. Ergenlik sonrası çoğu vakada tikler belirgin şekilde azalır veya tamamen kaybolur.
Tourette sendromu, hem motor hem de vokal tiklerin bir yıldan uzun süre birlikte görülmesiyle karakterize edilen en şiddetli tik bozukluğu türüdür. Genellikle çocukluk döneminde başlar ve genetik faktörler önemli rol oynar.
Hafif tiklerde tedavi gerekmeyebilir. Orta ve şiddetli tiklerde davranış terapisi, alışkanlık düzeltme terapisi ve gerekirse ilaç tedavisi uygulanır. Eşlik eden DEHB veya OKB varsa bunların tedavisi de tikler üzerinde olumlu etki yapar.
Stresin azaltılması, düzenli uyku, spor ve müzik gibi aktiviteler tikleri azaltır. Çocuğun tiklerine dikkat çekmemek, destekleyici olmak ve benlik saygısını güçlendirmek tedavinin önemli parçalarıdır.
Tik bozuklukları için çocuk ve ergen psikiyatrisi veya yetişkin psikiyatrisi uzmanlarına başvurulmalıdır. Gerekirse psikolog desteği de tedavi sürecine dahil edilir. Nöroloji uzmanları da değerlendirme yapabilir.
Etiketler
tik bozukluklarıtik nedirmotor tikvokal tiktourette sendromuçocuklarda tiktik tedavisigöz kırpma tikitik belirtileritik nedenleridavranış terapisipsikolog
Online Terapi

Bu konu ile ilgili uzman terapistlerimizle hemen görüşebilirsiniz.

Terapistinle Tanış