Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?
Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) hakkında kapsamlı rehber. PTSD belirtileri, flashback, kaçınma, aşırı uyarılmışlık ve etkili tedavi yöntemlerini keşfedin.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?
Bir kaza, doğal afet ya da şiddet olayından sonra geceleri kabuslar görüyor musunuz? Yaşadığınız o anı tekrar tekrar zihninizde canlandırıyor ve sanki her şey yeniden oluyormuş gibi mi hissediyorsunuz? Belki de o olayı hatırlatan her şeyden kaçınmaya çalışıyorsunuz. Eğer bu belirtiler bir aydan uzun süredir devam ediyorsa, travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor olabilirsiniz.
TSSB, kişinin yaşamını tehdit eden, derin korku, çaresizlik veya yoğun kaygı uyandıran bir olaydan sonra gelişen ciddi bir ruhsal sağlık sorunudur. Savaş, deprem, sel, trafik kazası, fiziksel saldırı, cinsel istismar veya ani kayıplar gibi olaylar bu bozukluğa yol açabilir. TSSB sadece olayı yaşayan bireylerde değil, olaya tanık olanlarda veya bir yakınının travmatik deneyimini öğrenenlerde de ortaya çıkabilir. Beyindeki amigdala ve hipokampus gibi bölgelerdeki işlev bozuklukları, bu durumun nörobiyolojik temellerini oluşturur.
TSSB ile Akut Stres Bozukluğu Arasındaki Fark Nedir?
Akut stres bozukluğu, travmatik olaydan sonraki ilk günlerde veya haftalarda ortaya çıkan kısa süreli bir stres tepkisidir. Belirtiler genellikle 3 gün ile 1 ay arasında sürer. Eğer bu belirtiler bir aydan uzun sürer ve kişinin günlük işlevselliğini ciddi şekilde etkilerse, TSSB tanısı konulur.
TSSB, semptomların süresine göre de sınıflandırılır. Belirtiler üç aydan kısa sürdüğünde akut TSSB, daha uzun sürerse kronik TSSB olarak adlandırılır. Ayrıca travmatik olaydan 6 aydan uzun süre sonra belirtilerin başladığı durumlara gecikmeli başlangıçlı TSSB denir. Bu gecikmiş başlangıç, tanı ve tedaviyi zorlaştırabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
TSSB belirtileri dört ana kategoride incelenir. Birincisi yeniden yaşama belirtileridir: Travmatik olayın istemsiz olarak tekrar tekrar zihinde canlanması, kabuslar ve flashback adı verilen anlık geri dönüşler bu kategoriye girer. Kişi olay anında hissettiği korku ve dehşeti yeniden yaşar. İkinci kategori kaçınma davranışlarıdır: Olayı hatırlatan kişi, yer, koku veya durumlardan bilinçli olarak uzak durma eğilimi görülür.
Üçüncü kategori olumsuz düşünce ve duygudurum değişiklikleridir: Kendine, başkalarına ve dünyaya karşı aşırı olumsuz inançlar, suçluluk, utanç, umutsuzluk ve yabancılaşma hissi bu gruba girer. Dördüncü kategori ise aşırı uyarılmışlık belirtileridir: Sürekli tetikte olma hali, kolay irkilme, öfke patlamaları, uyku problemleri ve konsantrasyon güçlüğü bu belirtiler arasındadır. Kişi en küçük uyarana bile yoğun tepki verebilir.
Flashback (Geri Dönüş) Nedir ve Nasıl Yaşanır?
Flashback, TSSB'nin en ayırt edici özelliklerinden biridir. Kişi, olayın üzerinden aylar hatta yıllar geçse bile, sanki o anı tekrar yaşıyormuş gibi hisseder. Bu geri dönüşler beklenmedik anlarda ortaya çıkan istemsiz ve rahatsız edici anılar şeklinde olabilir. Bazen bu anılar kişiyi tamamen içine çeker ve gerçeklikten kopartır.
Flashback sırasında kişi olay anında hissettiği korku, çaresizlik ve dehşet duygularını yeniden yaşar. Bir koku, ses, görüntü veya herhangi bir uyaran bu geri dönüşleri tetikleyebilir. Bu sırada çarpıntı, terleme, titreme ve nefes darlığı gibi yoğun bedensel belirtiler de ortaya çıkabilir. Geri dönüşler birkaç saniyeden birkaç saate kadar sürebilir ve son derece sarsıcı bir deneyim olabilir.
TSSB Kimlerde Görülür ve Risk Faktörleri Nelerdir?
Travma sonrası stres bozukluğu her yaştan ve her kesimden bireyde görülebilir. Ancak kadınlarda TSSB gelişme riski erkeklere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazladır. Bu durum hem hormonal faktörlerden hem de kadınların cinsel istismar ve aile içi şiddet gibi travmalara daha sık maruz kalmasından kaynaklanır. Savaş gazilerinde, afet mağdurlarında ve sağlık çalışanlarında da TSSB oranları yüksektir.
Risk faktörleri arasında travmanın şiddeti ve süresi, geçmişte yaşanan travmatik deneyimler, ailede TSSB veya depresyon öyküsü, yetersiz sosyal destek ve kötü başa çıkma becerileri yer alır. Çocuklukta yaşanan istismar veya ihmal, ilerleyen yaşlarda travmaya karşı daha kırılgan bir yapı oluşturur. Ayrıca madde ve alkol bağımlılığı öyküsü de TSSB riskini artırır.
TSSB'ye Eşlik Eden Diğer Ruhsal Bozukluklar
TSSB nadiren tek başına görülür. Eşlik eden psikiyatrik bozukluklar hastaların yaklaşık yüzde 90'ında bulunur. En sık eşlik eden rahatsızlık depresyondur. Travma sonrasında derin üzüntü, umutsuzluk, hayattan zevk alamama ve intihar düşünceleri görülebilir. Ayrıca anksiyete bozuklukları, panik atak ve fobiler de sıklıkla TSSB ile birlikte ortaya çıkar.
Madde ve alkol kullanım bozuklukları da yaygın eşlik eden sorunlardandır. Bazı kişiler travmanın yarattığı yoğun kaygı ve acıdan kaçmak için alkol veya uyuşturucuya yönelebilir. Disosiyatif bozukluklar, uyku bozuklukları ve somatik belirtiler de TSSB ile birlikte görülebilir. Bu nedenle tedavi planlamasında tüm bu eşlik eden durumların birlikte ele alınması gerekir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?
TSSB teşhisi bir psikiyatrist veya klinik psikolog tarafından yapılır. Teşhis süreci ayrıntılı bir psikiyatrik görüşmeyle başlar ve kişinin travmatik olayı, belirtilerinin başlangıcı ve yoğunluğu sorgulanır. DSM-5 kriterleri kullanılarak kişinin en az bir aydır belirgin semptomlar yaşaması ve günlük işlevselliğinde bozulma görülmesi değerlendirilir.
Tanıda CAPS-5 (Klinisyen Tarafından Uygulanan TSSB Ölçeği) ve PCL-5 (TSSB Kontrol Listesi) gibi psikometrik testler de kullanılabilir. TSSB tanısı için kan veya görüntüleme testi yoktur ancak bazen beyin MRI veya EEG gibi yöntemlerle diğer hastalıklar dışlanabilir. Erken tanı ve tedavi, belirtilerin kronikleşmesini önlemek için kritik öneme sahiptir.
TSSB Tedavi Yöntemleri: Psikoterapi ve İlaç Tedavisi
TSSB tedavisinde öncelikli yöntem psikoterapidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeye ve travmatik anıları daha sağlıklı şekilde işlemeye yardımcı olur. Maruz bırakma terapisi, kişinin korktuğu durumlarla güvenli bir ortamda yüzleşmesini sağlayarak kaçınma davranışlarını azaltır. EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ise travmatik anıların beyinde yeniden işlenmesini sağlayan ve bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir yöntemdir.
İlaç tedavisi, özellikle belirtilerin şiddetli olduğu durumlarda psikoterapiyle birlikte uygulanır. Antidepresanlar, özellikle SSRI (seçici serotonin geri alım inhibitörleri) ve SNRI türü ilaçlar, TSSB belirtilerinin hafifletilmesinde etkilidir. İlaç tedavisi uyku sorunları, kaygı ve depresyon gibi eşlik eden belirtilerin yönetiminde de yardımcı olur. Tedavi planı bireyin ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmelidir.
EMDR Terapisi TSSB Tedavisinde Nasıl Uygulanır?
EMDR terapisi, travma sonrası stres bozukluğu tedavisinde devrim niteliğinde kabul edilen bir psikoterapi yöntemidir. Terapinin temel amacı, travmatik anıların beyinde işlenmemiş ve donmuş kalmış duygusal ve bilişsel yükünü çözmektir. EMDR, iki yönlü uyaranlar kullanarak travmatik anının yeniden işlenmesini sağlar. Bu uyaranlar genellikle terapistin parmak hareketlerini takip eden göz hareketleri şeklindedir.
EMDR, REM uykusunda gerçekleşen beyin süreçlerine benzer bir etki yaratarak travmatik anının duygusal yükünü azaltır. Tedavi sonucunda kişi olayı hatırlamaya devam eder ancak eskisi gibi yoğun duygusal tepkiler vermez. EMDR sadece TSSB'de değil, panik ataklar, fobiler, yas ve anksiyete bozuklukları gibi durumlarda da etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Ortalama 8-12 seans ile belirgin iyileşme sağlanabilir.
TSSB ile Başa Çıkma ve İyileşme Süreci
TSSB ile başa çıkmak için profesyonel yardım almak en önemli adımdır. Mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlamak, belirtilerin kötüleşmesini önler. Tedavi sürecinde kendinize iyi bakmanız, yeterince dinlenmeniz, sağlıklı beslenmeniz ve egzersiz yapmanız önemlidir. Kaygıyı artırabilecek kafein ve nikotin gibi maddelerden kaçınmak da faydalıdır.
Travma sonrası süreçte yalnız kalmamak, duygularınızı ifade etmek ve güvendiğiniz kişilerle paylaşmak iyileşmeyi hızlandırır. Alkol veya madde gibi geçici rahatlık sağlayan ancak travmanın etkilerini derinleştiren durumlardan uzak durmak gerekir. Doğru tedavi planı ile TSSB belirtilerinin şiddeti büyük ölçüde azaltılabilir ve kişi normal yaşamına dönebilir. TSSB tedavi edilebilir bir bozukluktur ve yardım almak için asla geç değildir.
Kaynakça:
Shapiro, F. (2018). Eye movement desensitization and reprocessing (EMDR) therapy: Basic principles, protocols, and procedures (3rd ed.). Guilford Press.
Bisson, J. I., Cosgrove, S., Lewis, C., & Roberts, N. P. (2015). Post-traumatic stress disorder. BMJ, 351, h6161.