Bulimia Nervoza Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri
Bulimia nervoza belirtileri, nedenleri ve tedavi yöntemlerini öğrenin. Tıkınırcasına yeme ve telafi davranışlarının psikolojik boyutlarını keşfedin.
Bulimia Nervoza Nedir?
Bulimia nervoza, kişinin tekrarlayan tıkınırcasına yeme nöbetleri yaşaması ve ardından kilo almayı önlemek için kusma, laksatif kullanma veya aşırı egzersiz gibi telafi davranışları sergilemesiyle karakterize edilen ciddi bir yeme bozukluğudur. Bu döngü kişinin fiziksel ve psikolojik sağlığını derinden etkiler. Tıkınırcasına yeme sırasında kişi kısa sürede normalden çok daha fazla miktarda yiyecek tüketir ve yeme davranışı üzerindeki kontrolünü kaybetmiş gibi hisseder. Sonrasında derin suçluluk, utanç ve pişmanlık duyguları yaşanır.
Bulimia nervoza genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde başlar ve kadınlarda erkeklere göre 10 kat daha sık görülür. Toplumda yaşam boyu prevalansı yaklaşık yüzde 1-2'dir. Yeme bozukluğu olarak sınıflandırılan bu durum, anoreksiya nervozadan farklı olarak kişinin vücut ağırlığı genellikle normal veya normale yakındır. Ancak hastalık tedavi edilmediğinde ciddi sağlık komplikasyonlarına, organ hasarına ve hatta ölüme yol açabilir. Erken tanı ve uygun tedavi ile tam iyileşme mümkündür ve çoğu hasta sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.
Bulimia Nervoza Belirtileri Nelerdir?
Bulimia nervoza belirtileri fiziksel, davranışsal ve psikolojik olmak üzere üç ana kategoride incelenir. Davranışsal belirtiler arasında tekrarlayan tıkınırcasına yeme nöbetleri (genellikle gizli yapılır), yemek sonrası hemen tuvalete gitme, gizli kusma davranışı, laksatif veya diüretik kullanımı, aşırı egzersiz yapma yer alır. Kişi yiyecekleri gizler, yemek konusunda gizlilik gösterir ve tek başına yemek yemeyi tercih eder. Belirli yiyeceklerden kaçınma, diyet yapma ve kalori sayma takıntısı vardır.
Fiziksel belirtiler arasında el sırtında (Russell işareti) kusma nedeniyle oluşan kalluslar, yanak bezlerinde şişlik, diş minesinde erime ve çürükler, boğaz ağrısı ve ses kısıklığı, gastroözofageal reflü, kabızlık veya ishal, elektrolit dengesizliği bulunur. Kusma davranışı sonucu yüz ve gözlerde kızarıklık, kan damarlarında patlama görülebilir. Psikolojik belirtiler arasında beden imajı bozukluğu, düşük benlik saygısı, depresyon, anksiyete, suçluluk ve utanç duyguları, sosyal izolasyon yer alır. Kişi vücut ağırlığı ve şekli ile aşırı meşguldür, kendini sürekli kilolu görür. Tıkınırcasına yeme sonrası kendini cezalandırma ihtiyacı duyar.
Bulimia Nervoza Nedenleri ve Risk Faktörleri
Bulimia nervoza nedenleri çok faktörlü bir yapıya sahiptir ve biyolojik, psikolojik, sosyokültürel ve ailesel faktörlerin karmaşık etkileşimi sonucu ortaya çıkar. Genetik yatkınlık önemli rol oynar; ailesinde yeme bozukluğu olan bireylerde risk 4-10 kat daha fazladır. Beyin kimyasındaki dengesizlikler özellikle serotonin ve dopamin sistemlerindeki problemler hastalığın gelişimine katkıda bulunur. Kişilik özellikleri arasında mükemmeliyetçilik, dürtüsellik, duygusal düzensizlik ve düşük öz denetim bulunur.
Psikolojik faktörler arasında düşük benlik saygısı, beden imajı memnuniyetsizliği, travmatik yaşantılar (özellikle cinsel istismar), depresyon ve anksiyete bozuklukları yer alır. Sosyokültürel faktörler özellikle zayıflık idealinin yüceltilmesi, medyanın ve sosyal medyanın olumsuz etkisi, akran baskısı, diyet kültürü kritik öneme sahiptir. Beden algısı bozukluğu gelişen bireyler sürekli kendilerini eleştirir ve zayıf olmayı başarı ile özdeşleştirir. Ailesel faktörler arasında aşırı eleştirel veya kontrolcü ebeveynlik, aile içi çatışmalar, yeme ve kilo konusunda aşırı vurgu yer alır. Bale, jimnastik, modelling gibi meslek gruplarında risk daha yüksektir. Ergenlik dönemi hormonal ve fiziksel değişimler tetikleyici olabilir.
Bulimia Nervoza Teşhisi Nasıl Konur?
Bulimia nervoza teşhisi kapsamlı bir klinik değerlendirme gerektirir ve yeme bozuklukları konusunda deneyimli bir psikolog, psikiyatrist veya yeme bozuklukları uzmanı tarafından yapılmalıdır. DSM-5 tanı kriterlerine göre üç temel kriter bulunmalıdır: tekrarlayan tıkınırcasına yeme nöbetleri (belirli bir sürede normalden çok daha fazla yemek yeme ve kontrol kaybı hissi), kilo almayı önlemek için uygunsuz telafi davranışları (kusma, laksatif, diüretik, oruç tutma, aşırı egzersiz), tıkınırcasına yeme ve telafi davranışlarının en az 3 ay boyunca haftada bir kez görülmesi.
Ayrıca kişinin benlik saygısı aşırı derecede vücut şekli ve kilodan etkilenmelidir. Bulimia nervoza teşhisi sırasında anoreksiya nervoza ile ayırıcı tanı yapılır; bulimia'da kişi normal veya hafif kilolu iken anoreksiya'da belirgin düşük kilo vardır. Detaylı yeme öyküsü alınır, psikolojik değerlendirme yapılır ve yeme tutumu testleri (EAT, EDI) uygulanabilir. Fiziksel muayene ve laboratuvar testleri ile elektrolit dengesizliği, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kalp ritmi kontrol edilir. EKG çekimi kalp problemlerini değerlendirmek için önemlidir. Diş muayenesi ile mine erozyonu incelenir. Eşlik eden depresyon, anksiyete ve madde kullanım bozuklukları da değerlendirilir.
Bulimia Nervoza Tedavisi: Psikoterapi Yaklaşımları
Bulimia nervoza tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve tedavinin temel direği psikoterapidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT-E, Enhanced CBT) bulimia nervoza için en etkili kanıta dayalı tedavi yöntemidir ve 16-20 seans içinde önemli iyileşme sağlar. BDT-E yeme davranışlarını düzenlemeyi, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeyi, beden imajını iyileştirmeyi ve alternatif başa çıkma stratejileri geliştirmeyi hedefler. Terapide kişi yeme günlüğü tutar, tetikleyicileri belirler ve sağlıklı yeme rutinleri oluşturur.
Diyalektik davranış terapisi (DBT) özellikle duygusal düzensizlik ve dürtüsellik problemleri olan hastalarda etkilidir. Duygusal düzenleme becerileri, sıkıntıya tahammül ve kişilerarası etkinlik öğretilir. Aile temelli terapi (FBT) özellikle ergen hastalarda başarılıdır ve aileyi tedavinin merkezine alır. Kişilerarası psikoterapi (IPT) ilişki problemlerinin yeme bozukluğuna katkısını ele alır. Grup terapisi benzer deneyimleri olan kişilerle destek ve paylaşım sağlar. Beslenme danışmanlığı düzenli ve dengeli yeme alışkanlıkları geliştirmeye yardımcı olur. Tedavi süreci hastanın motivasyonuna ve semptomların şiddetine bağlı olarak 6 ay ila birkaç yıl sürebilir. Nüks riski yüksek olduğundan uzun süreli takip önemlidir.
Bulimia Nervoza İlaç Tedavisi
Bulimia nervoza tedavisinde ilaç genellikle psikoterapi ile birlikte kullanılır ve tek başına yeterli değildir. SSRI grubu antidepresanlar özellikle fluoksetin (Prozac) FDA tarafından onaylı tek ilaçtır ve bulimia nervoza tedavisinde etkilidir. Fluoksetin tıkınırcasına yeme ve kusma nöbetlerini azaltır, depresyon ve anksiyete semptomlarını hafifletir. Tedavi dozu genellikle yüksektir (60 mg/gün) ve etkisi 4-6 hafta içinde görülmeye başlar. Diğer SSRI'lar (sertralin, essitalopram) de kullanılabilir ancak fluoksetin kadar güçlü kanıt yoktur.
Eşlik eden depresyon ve anksiyete için antidepresanlar önemli rol oynar. Bupropion bulimia nervoza tedavisinde kontrendikedir çünkü nöbet riskini artırır. Topiramat bazı çalışmalarda tıkınırcasına yemeyi azalttığı gösterilmiştir ancak yan etkileri nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır. İlaç tedavisi psikoterapi ile birleştirildiğinde en iyi sonuçlar elde edilir. Tedavi süresi en az 9-12 ay olmalı, ani kesilmemeli ve psikiyatrist kontrolünde kademeli olarak azaltılmalıdır. Yan etkiler (mide bulantısı, baş ağrısı, cinsel işlev bozukluğu) takip edilmelidir. Elektrolit dengesizliği düzeltilmeli, gerekirse potasyum ve diğer mineraller takviye edilmelidir.
Bulimia Nervoza Komplikasyonları ve Sağlık Riskleri
Bulimia nervoza komplikasyonları ciddi ve hayati tehlike oluşturabilir. Tekrarlayan kusma mide asidinin yemek borusuna, ağıza ve dişlere zarar vermesine neden olur. Diş minesi erozyonu, diş çürükleri, diş kaybı ve diş eti hastalıkları yaygındır. Yemek borusu iltihaplanması (özofajit), yırtılması (Mallory-Weiss sendromu) ve nadiren delinmesi görülebilir. Mide genişlemesi ve nadiren yırtılması ölümcül komplikasyonlardır. Tükürük bezleri özellikle parotis bezleri kronik olarak şişer ve yüz şekli değişir.
Elektrolit dengesizliği en tehlikeli komplikasyonlardan biridir. Potasyum, sodyum, klorür ve magnezyum seviyelerinde düşüş kalp ritim bozukluklarına ve ani kalp durmasına yol açabilir. Kalp problemleri arasında aritmi, uzun QT sendromu ve kardiyomiyopati yer alır. Böbrek fonksiyon bozukluğu, dehidrasyon ve elektrolit dengesizliği nedeniyle gelişir. Bağırsak problemleri arasında kronik kabızlık (laksatif kötüye kullanımı), irritabl bağırsak sendromu ve bağırsak fonksiyon bozukluğu bulunur. Hormonal problemler arasında adet düzensizliği, kısırlık, osteoporoz riski yer alır. Psikolojik komplikasyonlar arasında şiddetli depresyon, anksiyete bozuklukları, madde kullanım bozuklukları ve intihar riski vardır. Bulimia nervoza mortalite oranı diğer psikiyatrik bozukluklardan daha yüksektir.
Bulimia Nervoza ve Anoreksiya Nervoza Farkı
Bulimia nervoza ve anoreksiya nervoza farklı yeme bozukluklarıdır ancak bazı ortak özellikler taşır. Her ikisinde de kilo almaktan yoğun korku, beden imajı bozukluğu ve yeme davranışında ciddi problemler vardır. En temel fark vücut ağırlığıdır. Anoreksiya nervozada kişi belirgin düşük kilodadır ve yemek yemeyi reddeder, aç kalmayı tercih eder. Bulimia nervozada ise kişi normal veya hafif kilolu olabilir, tıkınırcasına yeme nöbetleri yaşar ve sonrasında telafi davranışları sergiler.
Anoreksiya'da kontrol ve kısıtlama ön plandayken, bulimia'da kontrol kaybı ve ardından telafi döngüsü görülür. Anoreksiya hastaları genellikle açlık hissini bastırır ve yemek yemekten gurur duyar. Bulimia hastaları ise yemek sonrası derin suçluluk ve utanç yaşar. Anoreksiya hastaları hastalıklarını inkar edebilirken, bulimia hastaları farkındadır ancak durumu gizler. Bazı hastalar zamanla anoreksiya'dan bulimia'ya geçiş yapabilir veya her iki bozukluğun özelliklerini birlikte gösterebilir (anoreksiya nervoza tıkınırcasına yeme-kusma tipi). Tedavi yaklaşımları benzerdir ancak bulimia'da davranış değişikliği anoreksiya'ya göre daha hızlı olabilir.
Bulimia Nervoza ile Yaşamak: Başa Çıkma Stratejileri
Bulimia nervoza ile yaşamak zorlu olabilir ancak uygun stratejilerle iyileşme mümkündür. Düzenli ve yapılandırılmış yeme planı oluşturmak temeldir. Günde 3 ana öğün ve 2-3 ara öğün yemek, tıkınırcasına yeme nöbetlerini azaltır. Öğün atlamaktan kaçının çünkü bu aşırı açlığa ve tıkınırcasına yemeye yol açar. Yemek günlüğü tutmak tetikleyicileri belirlemeye yardımcı olur. Ne yediğinizi, ne zaman yediğinizi, duygusal durumunuzu ve tetikleyici faktörleri kaydedin.
Tetikleyicilerden kaçınma stratejileri geliştirin. Stres, can sıkıntısı, yalnızlık ve olumsuz duygular tıkınırcasına yemeyi tetikleyebilir. Alternatif başa çıkma mekanizmaları geliştirin: derin nefes egzersizleri, yürüyüş, müzik dinleme, arkadaşla konuşma. Sosyal destek ağı oluşturun, sevdiklerinizle durumunuzu paylaşın. Destek gruplarına katılın, benzer deneyimleri olan kişilerle bağlantı kurun. Kendinize karşı şefkatli olun, nüksler normaldir ve başarısızlık değildir. Ayna kontrolünü azaltın, sürekli tartılmaktan kaçının. Diyet kültüründen uzak durun, sosyal medya kullanımını sınırlayın. Profesyonel tedaviyi sürdürün, randevularınızı aksatmayın. Sabırlı olun, iyileşme bir süreçtir ve zaman alır.
Bulimia Nervoza Önleme ve Erken Müdahale
Bulimia nervoza önleme çabaları özellikle risk altındaki gençlere yönelik olmalıdır. Sağlıklı beden imajı geliştirmek temeldir. Çocuklara ve ergenlere medyadaki zayıflık ideallerinin gerçekçi olmadığını öğretin. Vücut çeşitliliğini kutlayın ve farklı beden tiplerinin güzel olduğunu vurgulayın. Diyet kültüründen uzak durun, yemek ve kilo hakkında olumsuz konuşmalardan kaçının. Beslenme eğitimi verin, dengeli beslenmenin önemini ve tüm besin gruplarının gerekli olduğunu öğretin.
Duygusal düzenleme becerileri öğretin. Çocuklara duygularını sağlıklı şekilde ifade etmeyi, stresle başa çıkmayı öğretin. Özgüven ve öz-şefkat geliştirin. Başarının sadece görünüşle değil, kişilik, yetenek ve değerlerle tanımlandığını vurgulayın. Risk faktörlerini tanıyın; mükemmeliyetçilik, düşük benlik saygısı, travma öyküsü, aile içi yeme bozukluğu olan çocuklar daha yakından takip edilmelidir. Erken belirtileri fark edin: diyet takıntısı, yemekten sonra tuvalete gitme, gizli yeme, vücut eleştirisi. Erken müdahale prognozu önemli ölçüde iyileştirir. Şüphe duyduğunuzda profesyonel yardım alın. Okullarda yeme bozuklukları farkındalık programları önemlidir. Ebeveynler rol model olmalı, kendi beden imajları ve yeme alışkanlıkları ile örnek olmalıdır.
Kaynakça:
Fairburn, C. G., Cooper, Z., & Shafran, R. (2003). Cognitive behaviour therapy for eating disorders: A comprehensive treatment guide. New York: Guilford Press.
Smink, F. R., van Hoeken, D., & Hoek, H. W. (2012). Epidemiology of eating disorders: Incidence, prevalence and mortality rates. Current Psychiatry Reports, 14(4), 406-414.